Mobilyaları buradan götürmekle ona, iyileşeceğine dair umudumuzu kaybettiğimizi ve hiç düşünmeden onu çaresizliğine terk ettiğimizi göstermiş olmuyoruz muyuz?
Pazarlamacılar sevilmezler, bilirim. Dünyanın parasını kazandıkları ve çok güzel bir yaşam sürdükleri sanılır. Bu önyargının nedenleri üzerinde düşünülmez…
Yusuf’un küçük yaşta anne ve babasının eşkiyalar tarafında öldürüldüğü yetmiyormuş gibi onu evlatlık edinen Kaymakam Selahattin Bey’in aile içindeki çatışmalar Yusuf’u daha büyük bir adam haline getirmiş. Parası olanın düdüğünün çaldığı bu dünyada ırz düşmanı Şakir ve Yeni gelen kaymakam gibilerin borusu her daim ötecekti elbet. Şahinde denecek kötü karının (Selahattin Bey’in eşi) çalgılardan, eğlenceden hayatı ibaret zanneden bir annenin nasıl kızı Muazzez’in ölümüne sebebiyet verdiğini, kitapta gayet sarih ve yalın bir anlatımla anlatılmakta. kitabı okuyunca sinirlenmemek ve hüzünlenmemek çok güç. Selahattin Bey’den sonra hayat nasıl altüst olduğunu görebiliyoruz. kitapta beni etkiliyen kısım Rahmet eden babamın da ismi Selahattin idi bu yüzden bu beni biraz daha üzdü diyebilirim. genel itibarıyla güzel kitap Sabahattin Ali’nin şu an’a kadar okuduğum tüm kitapları güzel aslında sadece bu kitap’a özgü değil söylemim.