"Tüm dünya üzerinde, bütün o savaş halindeki ideolojiler, şimdi kendilerine soruyorlar; ne yapacağız şimdi, savaşmamıza izin verilmeyen bir mücadeleyi nasıl kazanacağız?"
Yakınlaşmalar, bireysel çatışmaların engellendiği, insanların diğer insanlara, gezegene ve canlılara uyguladığı şiddetin; dış müdahale ile önünün kesildiği bir geleceği mizahi bir anlatım ve etkileyici bir kurgu ile resmediyor. "İnsanın kendisine yönelttiği hariç, dünya üzerindeki bütün şiddet, saldırganlık ortadan kalksa, insanların öfkesini dışavurum kanalları kapansa ne olurdu?" sorusu ile soluksuz ve merakla okuduğum, çok beğendiğim bir kitap oldu. Fikirleri, içsel düşünceleri ve sorgulamaları öne çıkaran kurgusu ile dikkat edilerek okunması gereken bir yapıya sahip.
Tanınmış bilimkurgu yazarı Samantha August, işlek bir caddede yürürken herkesin gözleri önünde kaçırılır. Görgü tanıklarının ifadesine göre uzay gemisine benzer bir cisimden yayılan ışıklar içinde kaybolmuştur. Bu olaydan sonra dünyadaki her ülkede beliren görünmez güç alanları insanların ilerlemesini, saldırı ve zarar verme niyetiyle yapılan her türlü eylemi durdururken, silah sanayisi işlevini kaybeder.Ülke başkanları, medya patronları ve zengin iş adamları ellerindeki tüm gücü kaybettiklerini hissedince harekete geçerler. Ancak bilmedikleri bir şey vardır; bu yaşananlar daha başlangıçtır.
Ülkelerin diğer ülkelere, bir adamın eşine, ormancıların ağaçlara, balıkçıların balıklara, banka soyguncularının güvenlik görevlilerine, gezegende yaşayan tüm canlı türlerine yönelik saldırgan tutumların güç alanları ile engellendiği, karşılaşılan tepkinin kişinin niyetine göre şekillendiği, yöneticilerin, medya patronlarının, sanayicilerin;insanların üzerinde hükmünün kalmadığı ve bütün güçlerini kaybettiği bir geleceğin tasviri zihinde