Bir anda kavradım, içimde sevgi denen şey uyanmıştı, çocukluk yıllarının belli belirsiz kıpırdanmalarıyla sevgiyi arayıp bulma isteği şimdi ruhumda kendini göstermişti.
Ruhum öylesine çok duyguyla doluydu ki, içimdeki seli durdurmak, beni boğmasını engellemek için elimi, altında yüreğimin acıyla attığı göğsüme sıkıca bastırdım. Fakat, istek, korku, acı, ürkme be hüzün... Hepsi birbirine karışmış tek bir duygu yok olmuştu.
Yaşamıma yıllarca eşlik etmiş, vücudunun sıcaklığını vücudumda hissetmiş olduğum, nefesi geceler boyu nefesime karışmış olan o kadın artık benden kopuyordu. Ve benim kılım bile kıpırdamıyordu. Ne karşı çıkıyordum, ne de onu geri kazanmak için çaba gösteriyordum.