Batı ile ilişkilerimiz sorunludur. Patolojiktir. Bu patoloji her iki taraf için de geçerlidir. Bizim açımızdan batıyı, batı menşeli her şeyi mutlak değer olarak görmemiz, batı açısından da kendisini mutlak bir tanrı ve sunumlarının da tanrısal değerler olarak dayatması sorunu devam ettiği sürece medeniyetlerin etkileşiminden, normal beşeri ilişkilerden söz edemeyiz.
Seyyid Kutub Müslümanların batı karşısındaki konumunu değerlendirirken "sadece savaş meydanında yenilmedik, ondan önce ruhsal hezimete uğradık batı karşısında" derken bu patolojik durumu kast ediyor.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir başkasını Allah'tan başka rab, ilah edinmenin sadece taştan, ağaçtan yontulmuş putlara tapmak anlamına gelmediğini, Allah'tan başkasının koyduğu yasalara uymanın, onların belirlediği ideolojileri hayat düsturu edinmenin de bu anlama geldiğini söylüyordu Mevdudi. Bu beşeri yasalar ve ideolojiler ilahi dinin alternatifi birer din olduklarını, bunları bu anlamda benimsemenin de kulluk yani ibadet anlamına geldiğini ifade ediyordu.