İnsan adaletinde bu ne zayıflık, bu ne güçsüzlüktü! Yalnız açık eylemlerin öcünü alıyor. Sizi birdenbire, cömertçe uykunuzda yakalayıp bir daha uyanmamasıya uyutan ya da can çekişmeden kurtararak habersizce vuran katil neden ölüm ve utanca yargılı olsun? Ruha damla damla zehir akıtan ve bedeni yok etmek amacıyla için için kemiren katile mutlu yaşam niçin, saygı niçin? Ne katiller vardı cezalandırılmadık! İnce günahlara karşı bu ne kibarlık! Ruhsal işkencelerle adam öldürenler nasıl temize çıkarılıyordu!
..Toplum ve bilim, bu mahkemesi bulunmayan cinayetlerin suç ortaklarıdır. Kederden de, umutsuzluktan da, aşktan da, gizli düşkünlüklerden, dikilip dikilip kökünden sökülen, bir türlü meyve vermeyen umutlardan kimsecikler ölmezmiş gibi gelir. Yeni terimler arasında her şeyi açıklayacak hünerli sözcükleri var: gastrit, peri kardit adları kulağa söylenen ve noter eliyle çabucak kurulanıveren ikiyüzlü gözyaşlarıyla yola çıkarılan tabutlara geçiş belgesi olan binlerce kadın hastalığı. Bu yıkımın altında bizim bilmediğimiz bir yasa mı var?
O gün bu gün, iyi ata binen kadınların çoğunda sevginin kıt olduğunu anladım. Amazonlar gibi, onların da bir memeleri eksiktir, yürekleri, neresinde bilmem, bir yerinde sertleşmiştir.