Bu kitabı takribi 2 sene önce hevesle okumuştum. Çok iyi bir yapıt ama underrated kaldığını düşünüyorum. Okuma hevesimi daha da bir kamçılamıştı o zamanlar.. Kitabın ana hikayesi bir çocuğun rüyasında gördüğü düşlerden hareketle şekilleniyor. O aralar evrime yeni yeni ısındığım için okuyunca çok büyük bir aydınlanma yaşamıştım. Yazarın kalemine hayran kalmamakta elde değil. O dönemde böyle ciddi bir konuyu gündeme taşımasıysa takdire şayan kesinlikle. Benim gözümde yüksek bir aydındır zaten Jack London. Rahmetle yadediyorum, ışıklar içinde uyu... 40 yaşında gitmiş zaten rahmetli, toprağı bol olsun. Kendiside benim gibi zamanında sosyalizmi benimsemiş. Her neyse kitaba dönecek olursak, evrimle ilgili önyargılarınızı veya dogmalarınızı kıracak çok iyi çıkarımlar mevcuttur. Evrim zaten teori değil bir doğa yasasıdır, bir kanundur Einstein'ın Genel Görelilik Teorisi gibi.. sizin geleneksel adlandırmanızla sünnetullahın farklı bir yansımasıdır. Hayatımda okuduğum en iyi kitaplar veya hikayeler arasında ilk 10'a rahat girer. Bu arada karakter isimleride şahanedir eğer okursanız. Kitapla ilgili - malum yıllar geçtiğinden-detayları pek hatırlayamıyorum maalesef. Yanılmıyorsam düşğ gören çocuk önceki hayatını hatırlıyordu. Şimdi alıntılar:
'Şimdi geriye bakarak düşünüyorum da insan yaşamı, insan yazgısı gerçekten çok küçük rastlantılara dayanıyor.'
'Erkeğin eşini öldürdüğü tek hayvan türü insandır."
' Sürü içgüdüsünün dürtüsünü duymuştuk, belki de ortak bir eyleme geçecekmişiz gibi işbirliği yapmak istercesine yaklaşmıştık birbirimize. Ortak bir eyleme geçmenin gerekli olduğunu bilinçsiz bir biçimde duymuştuk sanıyorum.'
'İşte böylece, çılgın oyunlar, zıplama, hoplamalar, taklalarla o eski dünyanın alacakaranlığında dans edip şarkılar söyleyerek kendimizi unutur, bir çeşit