Furkan Kayhan

Furkan Kayhan
@Rapgod13
Şu aralar marjinal okumalara kaydım.Fikirlerim bir hayli değişti.Sadece Türkiyeden değil insanlığın geleceğinden endişeliyim. Egoyu at, gerisi gelir. Nietzsche My profile on Letterboxd boxd.it/42kYh
Biz, dine mal edilen uydurmaları dinden atmazsak; bunları malzeme yapan İlhan Arsel’e, Turan Dursun’a, Salman Rüşdi’ye, Server Tanilli’ye ne kadar kızabiliriz? Din adına çarpık bir sistemi ortaya çıkaranlar ve muhafaza edenler, din düşmanlarının türemesinde ve söz konusu çarpıklıkları malzeme yapmasında günahsız kalabilirler mi?
Sayfa 74 - İstanbul Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Aklıma bir de Karen Armstrong geldi
Kuran’ı “esbabı nuzul” hadisleriyle açıklamaya kalkmanın İslam dünyasının başına açtığı dertlerden biri, din düşmanı kişilerin bu uydurmaları din gibi gösterip dinimize saldırmaları olmuştur. Örneğin Salman Rüşdi’nin kitabının temeli bu tip hadislere dayanır. Bu uydurma hadislere göre; bir gün Peygamberimiz Kuran okurken, şeytan Peygamberimiz’in bedeninin içine nüfuz edip, Peygamberimiz’in ağzından Lat, Menat, Uzza putlarını övmüş ve onların şefaatlarının umulduğunu söylemiştir. (“Garanik” kıssası olarak bilinen bu olay, Ehli Sünnet açısından muteber birçok hadis kaynağında aktarılır.)
Sayfa 73 - İstanbul Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Bilgisi ne kadar geniş olursa olsun, zihinlerini Allah’ın onay vermediği insani bir ürün olan bir mezhebe, mutlak gerçekmiş gibi ipotek edenlerin yapacağı tefsir ne kadar isabetli olmuş olabilir? Hadisleri Kuran gibi dinin kaynağı kabul edenlerin, Kuran’ı Kuran dışı uydurma kutsallarla açıklama çabaları, Kuran’ı Kuran’la alakasız bir noktaya getirmekten başka bir işe yaramamıştır. Bu uydurma kutsalların adı ister mezhep imamı olsun, ister şeyh olsun, ister hadis olsun, ister esbabı nüzul olsun...
Sayfa 73 - İstanbul Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Geleneksel yaklaşımı benimseyen birçok kişi, uydurmalarla dolu görüşlerini kabul ettirmek için aforoz silahına sarılırlar; Buhari ve Müslim’deki tek bir hadisi bile inkâr edenin “kâfir” olacağını ilan ederler. Oysa Buhari ve Müslim birbirlerinin birçok hadisini reddetmişlerdir. Mezhepçilere göre onlar birbirlerine itiraz ederse, “alimlerin ihtilafı rahmet olduğu” için iyi olur; biz itiraz edersek “kâfir” oluruz. Şiiler ile Ehli Sünnet birbirlerinin hadis kitaplarını kabul etmezler. Mutezile’nin ve Haricilerin hadislerin yazılmasına ve dini kaynak ilan edilmelerine itirazlarından, hadislerin zan olduğunu söyleyen kelamcılardan, Murcie fırkasından gelen tepkilerin hadislerin savunulduğu kitaplarda geçmesi gibi olaylardan; Kuran merkezli bir İslam anlayışını savunup, hadislerin dinin kaynağı olamayacağını söyleyenlere “Bunu ilk siz mi akıl ettiniz? Niye bugüne kadar kimse bunları söylememiş?” diye soranlar habersizdirler. Hadisler ilk çıktıklarından beri dinin kaynağı olamayacaklarına dair itiraza uğramışlardır. Fakat merkezi otoritenin baskı ve dayatmasıyla karşı fikirler susturulmuştur. Bu fikirleri ne ilk biz söyledik, ne de bu fikirler yeni türedi. Yalnız Kuran’ı dinin kaynağı kabul eden İslam anlayışı, sonradan azınlığa düşmüş bir anlayış olsa da baştan beri var olan İslam anlayışıdır. Bilakis hadis kitapları sonradan türemiş ve dini kaynak muamelesi görmeye başlamışlardır
Sayfa 70 - İstanbul Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Kendini bir sahtekar gibi hissediyordun, çünkü onları düş kırıklığına uğratmamis olsan da, kurdukları düşlere hiç benzememistin. Öte yandan, o düşleri de bilmiyordun, sana anlatmalarını hiç istememiştin. İnsan neden çocuk yapar ki? Yaşamı uzatmak için, ayrıca çocuğunun neye benzeyecegini görmeye meraklı olduğu için. Zaman zaman surdurdugun yaşamın daha fazla uzatilmaya degmeyecegini dusunuyordun. Ama çocuğun sen olmayacaktı. Kendisi olacaktı. Kendi uzuntunu de ona gecirecegin ne belliydi? Tam tersine, yazgisinda mutluluk olamaz mıydı? Yine de karının sorusunu geçiştirdin. O da sende beklediği heyecanı göremeyince, sessizliğini istemediğine yordu. Çocuksuz öldün.
Sayfa 68 - Sel Yayıncılık·Kitabı okudu
Alıntı