Rasim ozcelik

Rasim ozcelik
@Rasm
Seni rahatsız eden şey olaylar değil, onlar hakkındaki yargılarındır.
Ego hangi yönün seçileceğine karar verdiğinde, genelde o anda en az direnç gösteren yolu seçer.
Düşünce
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Buyurun betimleme sanatına
Dilaşub'un saçları sırma gibi parlak sarı, alnı kalbinin temizliğini yansıtan ayna denilebilecek kadar duru beyaz, kaşları zülfüne nispetle biraz kumrala meyilli ve biraz kalın olmakla beraber biraz da kavisli. Gözleri ne az ne de çok mavi ve sevdayı harekete geçirecek şekilde gayet mahmur, yüzü âşıkane bir soluk beyaz üzerine gül pembeliğine çalan güzel bir renk ile süslü, burnunun renginde saflık ile uyumundaki hoşluk, açılmasına bir gün kalmış bir zambak tomurcuğuna benzer, dudaklarının gerek inceliği ve gerek pembeliğinin parlaklığı birbirine sarılmış iki gül yaprağını andırarak, aralarından inci dişleri şebnem gibi görünür, çenesi daha yaprakları perişan olmamış bir beyaz katmer gül zannedilirdi. Hele gerdanı, şeffaflığından dolayı damarlarının dışarıya yansıyan lâtif rengiyle o derece güzellik bulurdu ki ayın görünen yuvarlağı dikdörtgen şekline girse ancak buna denk olabilirdi. Boyu bir kadına yakışacak derecede uzun ve her erkeği âşık eyleyecek şekilde narin, beli on iki yaşında bir çocuğun kolu ile tamamen kucaklanabilecek kadar inceydi. Bütün bunlarla beraber baştan ayağa bütün vücudu hafifçe balık eti dolgunluğunda olduğundan sinesiyle omuzlarının birleşme yerinde bile kemik eseri görünmez ve nazik parmaklarının her boğumuna büyücek birer inci tanesi sığabilirdi. Namık kemal intibah
Kitap Alıntısı
KOZMİK DÖNGÜ MANİFESTOSU Evrenin başlangıcı olarak kabul edilen Büyük Patlama (Big Bang), yalnızca maddenin ortaya çıkışı değil; aynı zamanda uzayın, zamanın, ışığın ve tüm fiziksel etkileşimlerin genişleyerek birbirinden uzaklaştığı bir kozmik açılım sürecidir. Bu süreçte madde kadar önemli olan şey; fotonlar aracılığıyla ışığın, dalga boylarıyla sesin ve bilgi taşıyan tüm titreşimlerin evrenin dokusuna yayılmasıdır. Her şey birbirinden uzaklaşır, dağılır ve zamanın içine karışır. Buna karşılık kozmolojide öne sürülen Büyük Çöküş (Big Crunch) modeli, evrenin genişlemesinin bir noktada durarak tersine dönmesi ve tüm kütle, enerji ile uzay-zaman yapısının yeniden yoğunlaşarak tek bir merkezde toplanması ihtimalini ifade eder. Eğer bu iki uç arasında gerçekten bir kozmik döngü varsa, şu soru kaçınılmazdır: Evren ileriye doğru tek yönlü bir çizgi mi izliyor, yoksa kendi varoluşunu sürekli geri sarıp yeniden mi üretiyor? Bu durumda yaşam, tek seferlik bir deneyim olmaktan çıkar. Her Büyük Patlama bir açılış, her Büyük Çöküş ise aynı varoluşun kapanışı ve yeniden başlangıcı hâline gelir. Zaman doğrusal değil, döngüsel bir yapıya bürünür. Ve düşünce burada daha da derinleşir: Eğer varoluş gerçekten geri sarılabiliyorsa, yaşam yalnızca ileriye doğru akan bir süreç değil; aynı deneyimin ters yönde de yaşandığı çift katmanlı bir varlık akışı olabilir. Bu ihtimalde insan, hayatı yalnızca bir kez değil; hem doğumdan ölüme doğru hem de ölümden doğuma doğru deneyimleyen bir bilinç döngüsünün parçası hâline gelir. Bu nedenle iki bakış açısı da aynı anda anlam kazanır: Tüme varım ve Tümden gelim. Ladies and Gentlemen, hazır olun: Yaşadığınız hayatı bir de tersten yaşayacaksınız!😈
Düşünce
Tutkularından biri ötekini yemiş, sende nefsini duzelttigini sanıyorsun!
Olayları yorumlamadan gözlemlemek zekanın en üst seviyesidir. Bu sözden ne anlıyor sunuz?
Felsefe