Bazen yine o girdaba kapılacağımı, hortumun yaklaşacağını, yanımdan geçerken beni içine çekeceğini, düzen ve ölçü duygularımı kaybedip yine dönmeye, dönmeye, dönmeye başlayacağımı sanıyorum ...
Hayata başlarken büyüklerimizden ilk duyduğumuz şey ninnilerdir. Bunlar ise “Bir varmış, bir yokmuş...” diye başlar. Tüm zamanların tecrübesi bu cümlenin içine sinmiş gibidir. Hayat gibi, zaman gibi, geride bıraktığımız her şey gibi. Hayat bir varmış, bir yokmuş gibi.
Bu bir “Var mıyız, yok muyuz?” sorgulamasını yaratan başlangıçtır.