Niçin, neden bugün kitaplar... Bizim gençlerinki olsun, Fransız yazarlarınınki olsun insanın hep kötüsünü, hayatın çirkin tarafını, ümitsizliği hiçliği boşluğu konu alıyor. Hep kötüler mi var? Dorut bir yanımız sefalet, hastalıkla mı çevrili? Her gördüğümüz zalim, katil, egoist, hasut, kindar, yarı deli, ahlaksız mı?
Kaldı ki bizim hürriyetimiz her zaman bir başkasının hürriyeti ile çatışma halindedir. Hâlbuki kendi özgürlüklerimiz bir başka özgürlüğe engel teşkil etmez.
Günün gerektirdiği şekilde yaşamak, yani unutmak. Uyuyarak unutmak artık olanaksızdı, en azından geceye dek, bu durumda hayatın düşlerine dalarak unutmak gerekiyordu.