Bir anlamda düşmek ile düşünce arasındaki ilişkiyi anlamlandırmaya çalışan bir kitap yani düştükçe düşünürüz veyahut ancak düşünce düşünürüz gibi bir zorlanım var kitapta bu tarafı ile bakınca düşünsel süreçlere bir nevi farmakolojik bir durum gibi bakmak zorunlu oluyor. Acı çekmemiş birinin fikirlerine de güvenilmez bir gibi bir durum çıkıyor ortaya. Bu durum bana elinden hiçbir iş gelmeyen kuzenlerin '' ne yaşadın ki ne bilecen oğlum'' triplerini hatırlattı. Felsefe tarihinde yoksullukla da büyümüş zihinler vardır elbet ama acılardan uzak yaşayan ve nice teoriler geliştirmiş beyinlerde vardır. Acı ile derin düşünce arasında kurulmaya çalışılan bağ dışında gerçekten güzel bir kitap tavsiye ederim
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖