Aşk, ümitsiz varlığımızı sonsuzluğa doğru uçuran kanattır; sonsuzluğun ümididir. Varlıkların hepsiyle dolup taşmaktır. Eşyada yaşamak ve eşyanın bizde yaşayışına şahit olmaktır. Aşk, dünyaların her an yeniden yaratılma şevkidir; ebedi yorumlardan bize doğru bir akım, fenadan bekaya bir intikaldir. Aşk, eşyanın dilidir; zaman ile mekanın birleşen vücududur. Mazi ile halin yer değiştirmesi, mazinin hal, halin mazi tarafına geçerek kucaklaşmalarıdır. Zamanın ebedi iyilikle el ele vermesidir. Büyük, pek büyük bir vaadin eşiğinde bekleyiştir.
Var olmak gerçek manasıyla var olmak, hareketleriyle düşüncesini sonsuzluğa istinat ettirmek demektir ve böylelikle kendi varlığını sonsuzlukta aramak demektir.
Tam ve gerçek hareket, her defasında, en iptidai bir karar ve feragatte bile, bütün âleme yayılış, oradan da sonsuzluğa geçiş, sonra sonsuzluktan aldığı kuvvet ve bütün alemden aldığı ibretle, aynı zamanda zeka ile iradenin bütün kuvvetlerini kullanarak, tekrar kendi ferdi âlemimize dönüş ve bu noktadan âlemle temastır. 
Bu milletin huzurunu iki şey temin ediyordu. Biri Allah korkusu, diğeri devlet korkusu. Halk partisi Allah korkusunu kaldırdı, Demokrat parti de devlet korkusunu.