M. Orhan Okay

M. Orhan Okay

Yazar
9.3/10
22 Kişi
·
55
Okunma
·
11
Beğeni
·
913
Gösterim
Adı:
M. Orhan Okay
Unvan:
Öğretmen, Profesör, Redaktör, Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1931
1931 yılında İstanbul'da doğdu. Vefa Lisesi'ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi ve Çapa Yüksek Öğretmen Okulu'nun Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu (1955). Artvin ve Diyarbakır liselerinde öğretmenlik yaptı. 1959'da Erzurum Atatürk Üniversitesi'nin Edebiyat Fakültesi'ne asistan olarak girdi. 1962'de Yeni Türk Edebiyatı doktoru, 1975'te doçent, 1988'de profesör oldu. 36 yıl çalıştığı Erzurum'dan 1994'te ayrılarak Sakarya Üniversitesi'ne geçti. 1996'da kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. İslam Ansiklopedisi'nde redaktör olarak çalıştı. Fatih Üniversitesi'nde ders verdi. Çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmış dört yüz kadar makale ve deneme yayını bulunmaktadır.
Türkiye tuhaf bir paradoks karşısında. Okuryazar oranı arttıkça okuma seviyesi düşüyor.
Bana, geçmiş zamana hep bir dürbünün tersinden bakıyormuşuz gibi gelir. Onda birçok hadiseleri ve kişileri daha geniş bir açıdan fakat bir arada seyretmek, aralarındaki, vaktiyle göremediğimiz ilişkileri fark etmek imkânını buluruz.
ÖRÜMCEK AĞI
Duvara bir titiz örümcek ağı gibi,
İnce dertlerimle işledim bir ağ.
Ruhum gün doğunca sönecek gibi,
Şimdiden hayata ediyor vedâ.

Kalbim yırtılıyor her nefesinde;
Kulağım, ruhumun kanat sesinde,
Eserim duvarın bir köşesinde;
Çıkamaz göğsümden başka bir seda.

Üstât Necip Fazıl KISAKÜREK
M. Orhan Okay
Sayfa 48 - Dergâh Yayınları
Kâğıt ile dijital ekran sessiz bir yarış içerisindedir. Bu yarışta birbirlerini yok etmek yerine birikim alanlarının ortaklaşa paylaşmalarını ümit ediyorum.
Kültür son 80-100 yıldır kullanılan bir kelimedir. Kültür kelimesinden evvel irfan kelimesi kullanılmaktaydı. İrfan; bilme, anlayış, vukuf, gerçeklere vâkıf olmak, ilim ve zekâ ile ulaşılan olgunluk mânâlarına gelmektedir. Ve irfan sahibi insanlar ârif denilmektedir.
“Aydın bir insanın hayat boyunca bir kitap okumuş olması kâfidir. Yeter ki o kitabı hayatının felsefesi yapmış olsun.” (İrfan sahibi olmak, ârif olan)
Hatırat, günlük ve mektup birer edebî tür değildir... Yine de mektubun türden çok ifade vasıtası, tekniği olduğu şeklinde düşünülmesi daha doğru olacaktır.
Silik kalmış yazarların az da olsa anılarıyla hatıralarıyla gün yüzüne çıkıp selam biz de varız en az çok satanlar listesindeki kitap yazarları kadar edebiyatçı kişileriz diye seslendiği kitaptır kendisi . Yeni yazarlar keşfetmek edebiyatın biraz da arkada kalmış şahsiyetlerini görmek için iyi bir kitap.
9.sınıf edebiyat performans ödevi dolayısıyla okuduğum ve üzerinde büyük bir emeğin olduğunu kısa sürede anladım. kitabı hocamdan aldığımda o kitabı benim için seçtiğini söyledi. okumaya bu yönde bakınca okuma isteğim daha da arttı.
kitap ahmet hamdi tanpınar'ı anlatıyor. açıkçası ahmet hamdi tanpınar adlı bir yazarımızın olduğunu ben o kitabı okuduğumda öğrendim. hayatı çok güzel bölüm bölüm anlatılmış, İsmail Kara arşivinden alınan bolca fotoğraflarla desteklenmiş.
orhan okay, tanpınar'ın öğrencisi ve hocasının hayatını en iyi şekilde okuyucalara aktarmaya çalışmış.
kitabı okumanız dileğiyle.. :)
Okur yazar oranımızın geçmiş zamanlara göre arttığı ama kitap okuma oranımızın buna zıt olarak yaşadığı düşüşü anlatan medeniyetimize inatla teknoloji medeniyeti değil de Kağıt Medeniyeti diyen bir kitaptı. Kesinlikle tavsiye ederim hem kitaplar hakkında hem teknoloji hakkında hem de Türkiye tarihi hakkında bilgi veren bir kitaptı. Denemelerin birinde Fahri Bilge'den de söz edilmekte, büyük heyecanlarla topladığı kitaplarının ölümünden sonra dağılmasını, kimisinin kütüphanelere kimisinin de oraya buraya gidişini hüzünle anlatmaktaydı. Bu denemeyi okuduktan sonra kendi bir avuçluk kütüphanemi düşünür oldum, benden sonra ne olacak diye...
Prof. Dr. Orhan Okay hocamızın Kağıt Medeniyeti kitabı biz gençlere sunmuş olduğu pek çok bilgi, tecrübe ve yönledirme ile güçlü bir cevherdir.Fakat ne yazık ki bu güçlü cevheri yeni keşfetmiş bulunuyorum. Zararın neresinden dönsem kârdır. İnşallah herkes bu cevheri görür.
Orhan hocamızın yazdıklarında kulağıma küpe olan bir husus var (pek çok husus var ama bu husus başka). O da üniversite gençlerimiz ve üniversite eğitimimiz... Tahsil hayatı boyunca sadece dersleri geçmek için okumuş, fotokopi sıralarında dirsek çürütmüş (!) nice genç kardeşlerini uyarmaktadır hoca. Oysa bir üniversite talebesi derslerinde bahsedilen konuları ve okunan kitapları, makaleleri okunmakla yetinmeyecek ve kümülatif bir araştırma okuma tekniği ile kendine yeni yollar açacaktır. Bu bir zaruriyettir. Eğitim camiamızın en büyük eksikliği de bu değil midir? Okumayan bir nesil, okumayan bir üniversiteli?
Şimdiye kadar okuduğum en rafine denemelerin bulunduğu kitap. Abartı kabul edenler muhakkak olabilir ama Montaigne'in denemelerinden bile keyifli bir tarzı var. Eski İstanbul'u, kültür sanat meselelerini incelikle işlenmiş billur bir Türkçe ile anlatmış -Beşir Ayvazoğlu'nun deyişiyle- Erzurum'un İstanbullu hocası.. Deneme okumayı sevenler muhakkak okumalı.
Prof. Dr. Mehmet Orhan Okay, Türk edebiyatı ve kültürü konusundaki yazıları ve kitap sevgisi ile bilinen bir akademisyen idi. Bu yılın(2017) Ocak ayında, kütüphanesindeki bir kitaba uzanırken dengesini kaybetmesiyle kalbi durdu ve vefat etti. Bu kitapta, Okay'ın 1998-2004 yılları arasında çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanmış denemeleri bulunmaktadır. Çoğunluğu edebiyat ve kültür olmak üzere, nadiren toplum ve siyaset içeriği de bulunur. Yayınlandıkları yıllar itibariyle denemelerin içeriği bugün için eskimiş durumda olduğunu düşünüyorum fakat yazarın dili sade ve okuması kolaydır. İlgilenen bakabilir.
Orhan Okay hocanın sanat, edebiyat, şiir, poetika gibi konularda yazdığı makalelerden oluşan eser. Türk edebiyatında klasikleşmiş öğretilerden ziyade onların ruhuna temas edilerek anlatılan görüşler, klâsik edebiyatımızdan cumhuriyete gelinceye dek hâlâ tartışma konusu olan çatışmalara, görüşlere ışık tutan bir kitap. Yunus Emre, Bâki, Tevfik Fikret, Mehmet Akif, Ahmet Haşim, Yahya Kemal, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Peyami Safa gibi pek çok isme yer veren, onların edebiyatımıza olan katkılarını ortaya koyan bir kitap. Türk edebiyatına ilgi duyan ve özellikle bu alanda çalışma yapan herkesin okuması gereken eserler arasındadır.

Yazarın biyografisi

Adı:
M. Orhan Okay
Unvan:
Öğretmen, Profesör, Redaktör, Yazar
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1931
1931 yılında İstanbul'da doğdu. Vefa Lisesi'ni bitirdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi ve Çapa Yüksek Öğretmen Okulu'nun Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu (1955). Artvin ve Diyarbakır liselerinde öğretmenlik yaptı. 1959'da Erzurum Atatürk Üniversitesi'nin Edebiyat Fakültesi'ne asistan olarak girdi. 1962'de Yeni Türk Edebiyatı doktoru, 1975'te doçent, 1988'de profesör oldu. 36 yıl çalıştığı Erzurum'dan 1994'te ayrılarak Sakarya Üniversitesi'ne geçti. 1996'da kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. İslam Ansiklopedisi'nde redaktör olarak çalıştı. Fatih Üniversitesi'nde ders verdi. Çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmış dört yüz kadar makale ve deneme yayını bulunmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 11 okur beğendi.
  • 55 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 50 okur okuyacak.