Uzun zamandır güzel bir spor romantizmi okumamış biri olarak Yüksek Uçuş bana iyi geldi, yaralarımı sardı.
Başlarda Zanders'ın ağzına iki tane vurasım geldi. Gevşek gevşek tavırları o kadar iticiydi ki ayar oldum. Fakat adım adım gösterdiği gelişimle ona olan fikirlerimi değiştirmeyi başardı. Hislerinin basit bir tutkudan ibaret olmadığını anlayıp inkar çabasına girmemesi, sevme ve sevilme konusundaki travmasına rağmen Stevie için çabalaması ve hatasını telafi etmek için yaptıkları benden tam puan aldı. Bir yerde üzdü beni sadece ki oraya birazdan geleceğim.
Stevie'yi ise başından beri çok sevdim. Hayatı boyunca annesi ve arkadaşları dahil birçok kişiden bedeniyle ilgili imalı yorumlar duymuş biri olmasına rağmen yolunu çok güzel çizdi. Zanders'ın da bunda payı büyüktü tabii ama denklemden o çıktığında da Stevie'nin başlangıç noktasına dönmemesi bence kıymetliydi. Sadece kilosu ile ilgili sorunun netleşmesini isterdim. Bir günden öbür güne bedeni değişecek kadar kilo değişimi yaşamasının sebebi neydi anlatılmalıydı.
Sıradan bir romantizm kitabının bu kadar uzun olması bir yerden sonra saçmalamasına ya da haddinden fazla smut sahneyle dolmasına sebep olur genelde ama bu kitapta o da olmadı. Smut sahneler tam ayarındaydı ve ikilinin duygusal yakınlaşmasına daha ağırlık verildi. Ayrıca hem Zanders'ın hem de Stevie'nin travmalarının üstüne doğru ve özenli bir şekilde düşülmesi de beğenimi kazandı. Bu şekilde yazılan uzun kitaplara can kurban yani.
Kitaba dair sevmediğim 2 şey oldu:
1) Zanders'ın imajı ile ilgili mesele asla aklıma yatmadı. Çünkü kulüp ve taraftarlar sırf çapkın diye niye oyuncusunu sevsin? İyi bir oyuncuysa, takımına katkı sağlıyorsa sevilir sadece. Ha, bunların hatrına da hızlı gece hayatı tolere edilir belki. Ama bu kitaptaki gibi özel hayatı spor
Yüksek UçuşLiz Tomforde · Ren Kitap · 2024773 okunma