Rabia

Rabia
@Rb24
Kitaplara geç kalmış bir okur...
Hadi herkes kendini anlatsın. Neyi sevip, neyi sevmediğini. Neyi çok isteyipte, neyi hiç istemediğini. Mesela ben güneşin doğuşunu severken sen batışını sev, Ben sonbaharı severken sen ilkbaharı sev, Ben geceyi severken sen gündüzü sev, Ben karanlığı severken sen aydınlığı sev. Ben ağlamayı isterken sen gülmeyi iste, Ben gitmeyi isterken sen kalmayı iste, Ben geçmişi isterken sen geleceği iste, Ben unutmayı isterken sen bir daha yaşamayı iste. 'Sev ve iste' Sev ki her şey sevilsin... İste ki her şey istensin... Her şey.. R.B
Ben insan sarrafı değilim. Anlamam ki kim nedir, kimdir? Bana görünen yüzler gerçek midir yoksa sahte midir? Gülen dudaklar takmamı ki? Kimin ne yaşadığını, neler hissettiğini, neler gizlediğini anlamam ki. Aslında hissetiklerini sahte bir duygu ile sakladıklarını da bilmem. Neler söylemek isteyipte neler söyleyemediğini, içine kaç cümle daha gömdüğünü bilemem ki... Kimden, neyden, ne için saklandığını da anlamam. Ne yaşanmış, kime ne olmuş, kim en çok kırılmış, kim en çok ağlamış onu da bilmem ki. Şimdi ben sana üzülme de diyemem. Ne yaşadın da ben sana üzülme diyebileyim. Geçer de diyemem ki geçer mi ki acaba? Onu da bilemem ya. Ben sana senin yanındayken hiçbir sey söyleyemem ki. Sadece yanında durup elini tutarım ve gözlerinin en derinliğine bakıp çözebildiğim duyguyu seninle yaşarım. Hatam da olabilir, kusuruma bakma. Demiştim ya ben insan sarrafı değilim... R.B
Edebiyat
Yine mevsimlerden sonbahar; Sanki bahar hiç yaşanmamış gibi. Sanki bize uğramamış gibi... Dalındaki çiçekler hiç sevilmemiş ve hiç koklanmamış gibi. ​Meyve ağaçlarından meyveler toplanmamış gibi, Çimler dümdüz edilmemiş gibi. Bize miydi baharın sitemi? Selam vermeden çekip gitmesi? Gidişindeki kokusunu bile hiç hissettirmemesi? Kendisinden geriye kalan sadece bir hüzün. Ağaçlar dayanamamış, yaprak dökmüş, Çiçekler dayanamamış, güzelliklerinden vazgeçmiş, Kuşlar dayanamamış, yuvalarından göçmüş. ​Bana dokunan baharın kokusu, İçime işleyen baharın hüznü... Beni benden alan hüznün bana vermiş olduğu huzur. R.B
Edebiyat
Hani ben yoktum? Hani sen yoktun? Hani biz vardık? Ne oldu şimdi? Ne değişti de sen yok, ben var oldum? Seni yok eden ben miydim yoksa? Sana söyleyemediğim içimdeki o sözler miydi? Ben yokken vardın da, ben varken neden yoksun? Varlığımı sana mı borçluyum yoksa? Bana yokluğunu kanıtladın zaten, birde varlığını kanıtlasana. Mesela hayal değil gerçek olduğunu, rüzgâr değil güneş olduğunu, yokluğunda var olduğunu hissettirsene! Sonra ister yok ol, ister var. Ben senin yokluğundaki varlıklada var olabilirim. Fakat yokluğundaki yoklukla ben de yok olurum. Ya şimdi var ol ya da yokluğunda var. Ne türlü olursa olsun, Sen var ol ki bende yokluğunu var sanayım Ve yokluğunda ki varlıkla var olayım. R.B
Edebiyat
Kapandı kapılar ardı ardına; bir daha hiç açılmayacakmış gibi. Belki de sana kesildi en ağır suçun cezası. Suçlular dışarıda kol gezerken, sen işlemediğin bir suçun bedelini ödüyorsun; Varlığından bile bihaber olduğun bir suçun... Peki, bu ödediğin işlenen suçun cezası mı, yoksa varlığından bihaber oluşunun cezası mı? R.B
Edebiyat