Uzun zamandır elimin altından kayıp giden bir kitaptı. Hafızamızdan kaybolan masallar misali evin bir köşesinden bir ötekine taşınır dururdu. Taki oturduğum yerde tekrar kitapla göz göze gelinceye kadar. Sanki “Kendine bir iyilik yap ve oku” dercesine. Okudum ve an be an çocukluğuma , çocukluğumun içindeki geçmişime akıp gittiğimi hissettim. Evet. Masal. Geçmiş zamanın izinden peşimizden gelmiş, belleğimizde kendine yer edinmiş ve ne olur ben de belleğinixin bir parçasıyım unutmayın beni dercesine sarıp sarmalamaya başladı beni. Belki eksikti belki yorgun argın kelimeler vardı kitabın ruhunda ama özünü, ruhunu, sıcaklığını , paylaşımını, neşesini elektriğin olmadığı , televizyonun hayatımıza girmediği, insanın insana dokunduğu, kelimelerin iyilikle işlendiği, sözün -özün terki zaman olmadığı bir dönemde hurç etmişim masalı mağerse. Ruhları Şad olmuşların günlerce evimizin loşluğunda anlattıkları masalların çocuğuydum ben ve bu kitap beni taa oralara götürdü. Eminim ki herkesin hayatında vardır küçük de olsa bir masal dokunuşu. İyi okumalar