Belki de saire "Dünyaya gelmek bir saldiriya ugramaktir,"
sözünü söyleten budur. Insanin bir aldatilma hikâyesiyle
baslayan yasam serüveni hep bir aldanma korkusuyla süregi-
der. Yeryüzünün bütün aldatma hikâyelerinin temelinde bir
aldanma korkusu vardir. Bütün aldatma hikâyelerinin yazili
olmayan hatta dile bile gelmeyen açiklamasi"Ben yapmasam
o yapacakt!," cümlesidir. Bundan dolayi her aldatma bir al-
danmadir. Kendisini aldatmadan baskasini aldatamaz insan.
Anlaşılan odur ki, maddî kalbin îman, ilim, hikmet, şefkat gibi maneviyatla yakın alâkası vardır; aynı şekilde, maddî temizliğin de manevî temizlikle münâsebeti mevcuttur.
Hakikatte o, Allah'ın ve meleklerin kendisini çok iyi tanıdıkları, Allah'ın sevgili kulu, Peygamberler Peygamberi, İki Cihanın Güneşi Hz. Muhammed'di (s.a.v.).
Bu medhi, bu muhabbeti; eşsiz îmanı, irfanı, ibâdeti, sadâkati, takvası, emaneti, cehd ve gayreti, ihlâs ve samimiyeti ve en güzel, en üstün ahlakıyla haketmişti. Bunun içindir ki onun medih makamına erişecek hiçbir fânî olmamış ve olamaz.