falanca veya filanca olma çabası, başarı kazanma hırsı olduğu sürece korku varlığım sürdürür.
Sevgi karşılaştırma yapmaz ve dolayısıyla çekememezlik ve falanca veya filanca "olma" eziyeti de sona erer.
Duyarlı olmak sevmektir. Sevgi sözcüğü sevginin kendisi değildir.
Sevgi bir çiçeğin kokusunu yayması gibi kendini cömertçe sunar; ama bizler ilişkilerimizde sevgiyi hep ölçüp biçer ve dolayısıyla onu yok ederiz.
İnsanın yalnızlığı ve meditasyonu deneyimlemesi için bir araştırma hali içinde olması gerekir. Ancak bir araştırma hali içindeki zihin öğrenme yetisine sahip olabilir. Fakat eğer araştırma önceki bilgilerle veya başkalarının deneyimleri ve otoritesiyle bastırılırsa o zaman öğrenme salt taklit olur. Taklit ise insanın deneyimlemeden öğrendiği şeyi tekrarlayıp durmasına yol açar.
Istırap gibi sevgi de kıyas kabul etmez; daha fazlasıyla veya daha azıyla karşılaştırılamaz. İstırap ıstıraptır, sevgi de sevgi, ister yoksulda ister zenginde olsun fark etmez.
“Yoksulluk toplumun suçudur, açgözlü ve kurnaz kimselerin diğerlerini sömürüp yükseldikleri bir toplumun kabahatidir yoksulluk. Anlaşılması gereken husus, neden zenginlerin ve yoksulların olduğu değil, başarı hırsıdır. Değişmesi gereken.şey, büyük biri olma, başarılı bîri olma isteğimizdir... Dünyada büyük biri, başarılı biri olma dürtüsü varlığını koruduğu sürece zenginler ve yoksullar, sömürenler ve sömürülenler de olmaya devam edecektir.”