Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ertesi yıl,liseden mezun olup tıp okumak istediğimi söylediğimde,Ali üzüldü.Çok uzun bir tahsil gerektirdiği için seçimime itiraz ediyordu.Ben ancak birkaç yıl sürecek bir fakülteye gitmeliydim ki bitirir bitirmez bir an önce evlenelim. Onunla son derece masumane süren mektup arkadaşlığımız giderek başka bir zemine kayıyor,artık bana sık sık evlilikten,nişanlanmaktan söz ediyordu. Elbette bu durum gururumu okşuyordu ama o yaşta ne evliliğe hazırdım ne de Ali'ye aşıktım.
Ali bir türlü geri dönmek istemiyordu. 18.30 trenine binmek için bizden ayrıldığında saat tam beş buçuktu. Trenine yetişip yetişemediğini hiç öğrenemediğim arkadaşım, gelirken bana o yıl fiyatı 1O TL. olan Mehmet Akif' in ciltli Safahat'ı ile bir de limon kolonyası getirmişti .Karşılık vermem gerektiğinde,altından nasıl kalkacağımı bilemediğim için üzüldüğümü hatırlıyorum.
Liseyi bitirince hangi fakülteye gideceğimi konuştuk.Ben ortaokuldan beri doktorluğu kafama takmış olmama rağmen,nedense o gün mimar olmayı düşündüğümü söyledim.Acaba neden böyle yapmıştım?Ali'nin doktor olmama itiraz edeceğini içgüdülerimle sezdiğim için mi?Annem dahi şaşırdı ben böyle söyleyince,yakınımdaki herkes doktor olmak istediğimi biliyordu çünkü.