Leonardo annesi tarafından,köyde tek başına yetiştirilmiştir.Bununla birlikte babası onunla hiç ilgilenmiyor da değildir.O veya Vinci ailesinden bir başkası,Caterina'nın başka bir adamla evlenmesini ayarlar.Annesi yeni eşiyle yaşamaya giderken,Leonardo da ona eşlik eder.
Tolstoy'un bir zamanlar söylediği gibi: "Beş yaşındaki bir çocukla benim aramda sadece bir adım ama yeni doğmuş bir bebekle beş yaşındaki bir çocuk arasında muazzam bir mesafe vardır."
Zayıflıktan dolayı kötüleri hemen cezalandıramadığınız takdirde,onları o anda affetmek zorunda kalırsınız belki,ama güce eriştiğiniz anda onların hemen cezasını vermek zorundasınız.
İstanbul işgal altındayken Fenerbahçeliler,Kurbağalıdere kenarında kulüp binasının önündeki iskeleye yanaşan motorlarla Anadolu'ya silah kaçırmaktaydılar.Fenerbahçe kulübünün kayıkhanesi bir silah ve cephane deposu haline getirilmişti. Geceleri gizlice bu kayıkhanenin önündeki ahşap iskeleye yanaşan motorlar buradan yüklenip,gizlice Moda koyuna açılıyor,oradan İzmit'e geçerek Anadolu'ya silah ve cephane götürüyorlardı.
Bu arada "Pera sosyetesi" de son modayı takip etmeye başlamış,Rum ve Türk kadınları bundan etkilenmişti. İşgal amirali Dumesnil'in eşi Vera Dumesnil bu durumu şöyle anlatır:
"Pera sosyetesinde gerçekten göz kamaştıran kadınlar var.Bunlardan biri de Madam Siniossoglon;adeta yeryüzüne inmiş bir tanrıça,can verilmiş bir heykel.Şehrin en zengin Rum ailelerinden birine mensup.Yeni çıkan incecik ipek çorapları ilk giyen o oldu. Çorapları o kadar inceydi ki, önceleri elçilikteki tüm kadınlar çorap giymiş olduğundan kuşku duyuyor,içgüdüsel olarak,bacaklarını,eteklerinin içine ya da oturdukları koltukların altına saklıyorlardı.İpek çorap adeta yeni bir çağ açmıştı.Eskiden bacakları örtmek için giyilirken şimdi açmak için giyiliyor."