Garpta ve şarkta başka başka tabâyi ve harsa ve emele mâlik mütehâlif unsurları cem’ eden bir devletin dahilî teşkilâtı, elbette asılsız ve çürük olur.
Değişen benim sanıyorum. En kolay çözüm yolu bu. En tatsızı da bu. Bu ani dönüşümlere maruz kaldığımı kabul etmek zorundayım. Sık sık düşünen biri olmadığımdan, farkına varmaksızın, içimde bir yığın ufacık başkalaşım birikir ve sonra günün birinde gerçek bir devrim ortaya çıkar. Hayatıma tutarsız, çelişkili bir görünüm veren de budur.
İstanbul'un resmen işgal olunduğu 16 Mart 1920 tarihinde Mustafa Kemal'in o dönemki telgraf hattını adeta bir internet gibi kullandığı aşikar. İtilaf devletlerine çekilen ilk protesto, sonrasında kolordu ve kumandanlıklara çekilen telgraf ve hemen sonrasında millete gönderilen beyannameden alınan şu kısa paragrafa göz atalım:
"Cihan-ı insaniyetin enzar-ı istihsanı ve alem-i İslam'ın amal-i istihlası, makam-ı hilafetin tesirat-ı ecnebiyeden tahlisine ve istiklal-i millinin mazi-i şevketimize layık bir iman ile müdafaa ve teminine mütevakkıftır. Giriştiğimiz istiklal ve vatan mücadelesinde Cenabı Hakk'ın avn ü inayeti bizimledir."
Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyet-i Temsiliyesi namına Mustafa Kemal
Mustafa Kemal AtatürkNutuk