..kendi küçük hayatlarını dar kafalı küçük formüllere göre yaşayanları, bir araya toplaşmış sürüler dışında var olamayan varlıkları, yaşamlarını başkalarının düşüncelerine göre kalıplara sokanları, kölesi oldukları çocuksu kurallar nedeniyle gerçekten yaşamayı ve birey olmayı beceremeyenleri düşününce bir iki kez acı kahkahaya boğuldu.
İnsanın huzuru ve memnuniyeti dışarıda değil içindedir. Sıradan bir insan iyiyi ya da kötüyü dışarıdan, yani bir atlı arabadan ya da bjr çalışma odasından bekler. Düşünen bir insan ise kendinde bulur.
...
Marcus Aurelius , "Acı, Acı hakkındaki canlı bir düşüncedir. Bu düşünceyi değiştirmek için irade gücü göster , onu silkip at , ŞİKAYET ETMEYİ BIRAK; acı kaybolup gidecektir."
Her türlü zorbalığın toplum tarafından makul ve yerinde bir gereklilik olarak karşılandığı , beraat kararı gibi her türlü merhamet göstergesinin toplumda tatminsizlik ve intikam duyguları uyandırdığı bir dünyada adaleti düşünmek gülünç değil mi?