Avrupalı için, kişiye tekrar tekrar "mutlu olmasının" emredilmesi Amerikan kültürünün tipik bir özelliğidir. Ama mutluluk aranmaz; ortaya çıkması gerekir.
İnsanın sevgiyle ve sevgi içinde kurtuluşu. Dünyada hiç bir şeyi kalmayan bir insanın, kısa bir an içinde olsa, sevdiği insana ilişkin düşüncelerle ne kadar mutlu olabileceğini anladım.
Spinoza'nın Etika'da dediği gibi:"Affectus, qui passio est, desinit esse pasio simulatque eius claram et distinctum formamus ideam".Yani, acı duygusu, buna ilişkin net ve kesin bir tablo oluşturduğumuz an, acı olmaktan çıkar.