Öncelikle yıllar önce filmini izleyip çok etkilenmiştim hatta filmini ikinci kez izledim. İster istemez filmini daha önce izlediğim için filmle sürekli kıyaslama yaptım.
Hikayemizin ana karakteri Corso adında bir kitap avcısı. Daha doğru bir kelime bulamadım. Kahramanımız başkaları için kitap alıp satan aracı bir kişi, ender bulunan eski kitaplarla bu şekilde bir ticaret döndürerek geçimini sağlıyor. Dumas’nın el yazması eline geçiyor ve ayrıca da başka bir işverenden bir kitapla ilgili gizli bir görev veriliyor kendisine. Böylece macera başlıyor.
Kitaba gelince olay örgüsü ve kurgusuna söyleyecek hiçbir şeyim yok. Olağanüstü bir kurgu ve hayal gücü bence. Yalnız Alexander Dumas’nın Üç Silahşörlar kitabı üzerinden bir çok gönderme var ve kitabın geneline yayılmış durumda. Ben Üç Silahşörler kitabını okumadığım için biraz bu beni rahatsız etti. Beni rahatsız eden bir diğer konu da daha önceden çevirisi yapılan bazı yabancı dildeki cümlelerin ya da metinlerin sayfalar sonrasında tekrar çevresinin yapılmadan yazılması Google Çeviriden çevirmek zorunda kaldım geriye dönüp o sayfaları bulmakla uğraşmamak için. Onun dışında bazı şeyler tam oturmadı kafamda ama sorun etmiyorum. Merak uyandıran ve akıcı bir kitap. Suç, gizem kategorisinde ve yer yer gerilim hissettiren güzel bir yapıt. Yazarın diğer kitaplarını da okumak isteyeceğimi düşünüyorum.