Bir gün,"benim için şiir yazdın mı hiç"demiştin. Göstermiştim ,"şu heves sensin, şu incinmiş gurur sen,şu utangaç aşk, şu Posta Caddesi'ndeki daktilo sesi, çocukların okul dönüşü sevinci sen ." Kuşkuyla bakmıştın yüzüme. Kirpiklerim içime dökülüvermişti. Susarak büyümüş iki çocuktuk biz ,kendisini sevmeyi bilmeyen. Yanımızda birisi olmadan sevincimizden utanırdık. Kaç hayat evimizde bizden çok soluk aldı. Sonra harfler girdi yoksulluğumuza . Sonra dünyanın bütün mazlumları. Elinde başkalarının rüyası, bir var oluş acısıydım önünde. Yazmaya , okumaya ayırdığım zamanlar senin de zamanlarında. " Tenha gezen evliyam " dedim. "Ben gittim harf harf dağıldım /sen tamamladın cümlemi."*
Hayatını dolu dolu yaşadığı için
Kuru ot hala dikkatini çeker geçenlerin.
Çiçekler sadece çiçek açar,
Ama bunu en iyi onlar yapar
Vadideki beyaz zambak, kimse görmese de,
Görülmeye gerek duymaz,
Sadece güzellik için yaşar.
İnsanlar ise katlanmaz bu "sadece"ye.
Domatesler kavun olmak isteseydi
Herkes güler geçerdi.
Pek şaşırırım
Kendileri olmamak uğruna
Onca zaman harcayan insanlara;
Kim ister ki gülüp geçilmeyi?
Güçlüymüş gibi davranma hiç,
Her şey yolundaymış gibi yaşama,
Başkalarının düşündükleri tasalandırmasın seni,
Ağla gerekiyorsa
Ağlamak güzeldir gözyaşlarını tüketene dek...
İnsanlar hep ters düşünürler: Büyümek için acele ederler, sonra da çocukluklarını yitirdikleri için üzülürler.Para kazanmak için sağlıklarıdan olurlar, hemen ardından da sağlıklarına kavuşabilmek için paralarından olurlar .
Asla ölmeyecekmiş gibi yaşarlar ve asla yaşamamış gibi ölürler.
"Mutlu olmak için doğru zaman diye bir şey yoktur. Mutluluğun kendisi vardır ve bunu fark eden kişi için her an doğru andır.
Mutlu olmak için doğru fırsatı,doğru zamanı bekleyenler farkında olmadan karşılaştıkları tüm fırsatları ellerinden kaçırırlar."