Yüzlerce arkadaş arasında bulunduğum halde, kendimi ne kadar derin bir yalnızlık içinde hissettiğimi hatırlıyorum. Sonunda bu yalnızlığı da sevmeye başlamıştım ya... Bu ruh yalnızlığı içinde bütün geçmişimi gözden geçiriyor, her şeyi en ufak ayrıntısına kadar hatırlıyordum. Geçmişim üzerinde düşünürken kendimi amansız bir titizlikle suçluyor, hatta bu yüzden bana bu yalnızlığı bağışlayan alın yazıma şükran duyuyordum. Çünkü bu olmasaydı, ne böyle kendimi yargılayabilir, ne de geçmişimi bunca titizlikle inceleyebilirdim.
Yaklaşan yaz günleri prangalı adamı heyecanlandırır, içinde çekici istekler, özlemler doğurur. Hürlük özlemi, parlak güneş ışıkları altında puslu sonbahar ya da kış günlerinde olduğundan daha şiddetlidir.
... çünkü insancıllık, şevkat hastaya karşı kardeşçe merhamet göstermek, hasta için çoğu zaman ilaçtan daha gereklidir. Tembel tembel çevrenin baskısından şikayet etmeyi bırakmanın zamanı geldi.Doğrusunu söylemek gerekirse, çevremiz gerçekten içimizde çok şeyi öldürebilir, ama her şeyi değil; oysa birçok defa kurnaz, işini bilir bir şarlatan, hele kalemi ya da çenesi kuvvetliyse, yalnızca ufak tefek kusurlarını değil, alçaklığını bile çevresine yükler. Ama gene konudan uzaklaştım, kısaca şunu demek istiyorum: Basit halkın güvensizliği, düşmanlığı, hekimlerden çok hastane idarecilerine yöneliktir