Derin, karanlık bir çukurdan yıldızları izlemek,
Bir gün oradan çıkmayı düşlemek gibi
Yakınını kaybettiğini bilmene rağmen evin içine girip onu aramak, ona seslenmek gibi
Elindeki üç kuruşu beş kuruş yapmak için oynadığın kumarı kaybetmek gibi
Uzun süre sonra kalbinin attığını hissetmeye başlayacakken tekrardan kalbinin sadece atan bir organdan ibaret olduğunu idrak etmek gibi
Çocuğunun doymadığını gören annenin evladım doysun diye doymadan doydum deyip sofradan çekilmesi gibi
Tam atanacağım diye düşünürken virgülle kontenjan dışı kalıp atanamamak gibi....
"Ya nedir aşkla çalışmak?
Kalbinizden gelen ilmeklerle örmektir bir giysiyi, çok sevdiğiniz biri giyecekmiş gibi
Şefkatle inşa etmek bir evi, içinde çok sevdiğiniz biri yaşayacakmış gibi."