MUSTAPHA MOND

MUSTAPHA MOND
@Rebellionn
Bölüm 1
Yeryüzüne indirildim... Oyun oynarken birden yağmur atıştırmaya başladı. Bir çardağın altına saklandık. Sanki yağmur yağarken susmamız yazısız bir kuralmış gibi bir anda kesildi sesimiz, sessizce izlemeye başladık ve yağmurun huzur veren sesini dinledik. Toprak çok güzel kokuyordu. O anımın hayatımın en güzel anlarından birini olduğunu bilsem yağmurun daha fazla yağmasını isterdim tabi ama bir an önce bitmesini bekledik oyunumuza devam etmek için. Böyle bir girişle romantik bir özlemci olduğumu düşünebilirsiniz. Bu arada özlemci şu an geldi aklıma. Bunu da ben eklemiş olayım Türkçe'mize. Yazarlarla zenginleşirmiş dil. Tabi o dili öğrenenler için bu kadar farklı anlamı anlamaya çalışmak zor olsa da. Hiç bir şey yapasım yok şu aralar ama arayış içindeyim. Ben kimim buraya gelmeden önce hayatımı nasıl planladım. Hangi yollardan geçmeliyim kendimi nasıl bulmalıyım. Buraya takılmış olabilirsiniz. 'Nereye gelmeden önce' buraya işte, Dünya'ya. Artık anlamış olmanız lazım, ya da hayır burada bu kadar keskin konuşup kendimi küçük düşürmek istemem. Benim anladığım kadarıyla diyelim. Anlamaya çalışmayın benim anladığım kadarıyla diyelim. Yazdım çizdim hayal ettim sazla sözden ibarettim arkamı dödüm emanet ettim anlayamadın ya. Nedense bu şarkı şarkı sözünü yazmak geldi içimden. Dur gitme adamın birinin aklına bir şeyler gelmiş yazmış bende okuyorum diye düşünme. Şu an tam olarak bir arayış içindeyiz. Sen artık gelecektesin ben geçmişte senin yazdıkalrını okuyorum aynı anda değiliz diye düşünme. Tam da aynı andayız. Zaman diye bir şey yok. Evet bunu deneyimledim onun için keskin bir şekilde yazıyorum. Çok zor olmuştu. İlk başlarda çok güzeldi 'bilmek' ne kadar yüzeysel olduğumu hatırlıyorum daha önce. Hatırlamak ve geçmişi hala şimdideki gibi yaşamak öyle güzel bir duyguydu
Duygu ve Düşünce
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kaybolmayanlar
Bize ihtiyaçları olacak. Hisseden, kalpleri aşkla yanan, içinde isyan duyguları taşıyan ve zihinsel bağlarıyla evrene açılabilen insanlar olarak bize ihtiyaçları olacak. Çünkü onlar tek düze olacaklar; düşünemeyecek, hissedemeyecekler. Zaten hissetmiyorlar. Duyguları karışık, odaktan uzaklar. Hissetmek için artık canice, vahşice ve anlamsız şeylere yönelmeye başladılar. Detaylardan, anlamdan ve aşktan çok uzaklaştılar. Bu yüzden bir gün bizlere ihtiyaç duyacaklar; yaşamak için, o ruhsuz bedenlerin yeniden hissedebilmesi için. Bu yüzden yazmalıyız. Uzakta, her şeyden uzakta yazmalıyız. Telefonsuz, radyosuz, iletişim gürültüsünden uzak bir yerde… Ne hissediyorsak, nasıl âşıksak, nasıl isyan ediyorsak uzun uzun yazmalıyız. Çünkü bu, onlara bırakacağımız en büyük miras olacak—kendilerini yeniden bulabilmeleri için.
"Bir son olsun da artık, mutlu ya da mutsuz bitsin önemli değil. Yeter ki bitsin gücüm kalmadı"
Yalnız bir insan olmanın en kötü yanı. Kimseye anlatamıyorsun, nefes alamıyorsun, uyuyamıyorsun, nasıl olur diyorsun, cevap bulamıyosun, yarım kalıyosun ve daha da kötüsü etrafında birileri varken yalnız olmak. Çünkü tüm bu iç savaşlarına rağmen onlara her şey yolundaymış gibi görünmen gerekiyor.
İnsanın bazı günleri atlatması lazım. Biliyorsun o günleri. Hani hiç ışık yoktur, iraden kırıktır sallanırsın, bilirsin ama devam etmen gerektiğini ama anlamlı gelmez o an bitmişsindir. Bir gün diyeceksin, bir gün dayan, bir gün daha Ezgi, bir gün daha, bir gün daha Burak, bir gün dayan Zehra, Elif, Ali, Erkan, Zeynep hiç bir şey yokken bir gün daha. Çünkü o anlamsız günde her şey. Belki bugün senin için o gün belki de gelecekte. O güne gelirsen bir gün unutma bunu sözü "bir gün daha savaş" Senin için 🌻
Edebiyat & Roman