Bize ihtiyaçları olacak. Hisseden, kalpleri aşkla yanan, içinde isyan duyguları taşıyan ve zihinsel bağlarıyla evrene açılabilen insanlar olarak bize ihtiyaçları olacak. Çünkü onlar tek düze olacaklar; düşünemeyecek, hissedemeyecekler. Zaten hissetmiyorlar.
Duyguları karışık, odaktan uzaklar. Hissetmek için artık canice, vahşice ve anlamsız şeylere yönelmeye başladılar. Detaylardan, anlamdan ve aşktan çok uzaklaştılar. Bu yüzden bir gün bizlere ihtiyaç duyacaklar; yaşamak için, o ruhsuz bedenlerin yeniden hissedebilmesi için.
Bu yüzden yazmalıyız. Uzakta, her şeyden uzakta yazmalıyız. Telefonsuz, radyosuz, iletişim gürültüsünden uzak bir yerde… Ne hissediyorsak, nasıl âşıksak, nasıl isyan ediyorsak uzun uzun yazmalıyız. Çünkü bu, onlara bırakacağımız en büyük miras olacak—kendilerini yeniden bulabilmeleri için.