Aramızda geçen sayılı konuşmaların birinde
" Bazen sert bir rüzgar esebilir." demişti.
" O zaman boynunu eğmekten utanma, yeniden başını kaldıracağını, yalnızca rüzgarın geçmesini beklediğini düşün."
Hiç tanımadığım birine neden kimsenin bilmediği düşleri anlatayım ki?
Nereye gideceğimizi okların gösterdiği bir dünyada, bir yere gitmek gerekmeyen düşleri önemsemenin kime zararı var?
Öylesine yaşamımıza girmiş, anlaşılmaz rastlantılarla bizden bir parça olmuş, bir başka yerde değil de burada, bir başkası değil de ben olmamı sağlayan birkaç insan, birkaç anı, bir kaç sözcük..