Kadınlar erkeklerinin güçlü, buyuran, aynı zamanda da mesafeli olmasından hoşlanır,bu marifeti gösterebilirsen tabi. Onlara kendilerini aciz hissettir, özellikle de bin türlü çileyi gık demeden çekebilenlere. Karşılarında kendinden asla şüpheye düşme ve ne olursa olsun asla onları anlamadığını söyleme.
-"Arada bir seni öldürmek geliyor içimden, hepsi bu "
+" Biliyorum nefretlik biriyim"
- Henry ona baktı "Tuhaf biri olduğun kesin, şekerim. Numara yapmıyorsun."
+ Erkeğe baktı. "Ne demek istiyorsun?"
- Şey genel kural kadınların çoğunluğunun, imzayı atmadan önce erkeğine gülümseyen, uysal yüzünü göstermesidir. Gerçek düşüncelerini saklarlar. Oysa sen, balım, kendini kötü hissettiğinde kötü oluyorsun.
+ İyi de bir erkeğe neye bulaşmak üzere olduğunu önceden göstermek adil ve dürüst değil mi?
- Evet ama bu şekilde bir erkeği asla tavlayamazsın, görmüyor musun?
+O bariz karşılığı vermemek için dilini ısırdı ve sordu :" Büyüleyici bir kadın olmayı nasıl becereceğim peki?"
- Henry konuya şevkle atıldı. Otuzunda kendini uzman sayıyordu. Belki de avukat olduğu içindi. Öncelikle diye başladı. " dilini tut, bir erkekle tartışma, özellikle de alt edeceğini biliyorsan. Bol bol gülümse. Kendini kocaman hissetmesini sağla. Ne kadar harika biri olduğunu söyle ve ona hizmet et."
+ kız ışıl ışıl gülümsedi. "Söylediğin her şeye katılıyorum sen yıllardır karşıma çıkan en zeki ve en anlayışlı insansın, bir seksen boyundasın, sigaranı yakabilir miyim? Evet nasıl"
" Berbat"
Yeniden dosttular.
Jean louise şimdilik evde kalmışlığın patikasında ilerlemeyi seçecekti.
Barışı yeniden, onurlu bir biçimde sağlamaya girişti : "Tatlım çok özür dilerim, gerçekten üzgünüm." dedi ; gerçekten öyleydi.
Henry onda öyle bir kadınsılık buldu ki, ona aşık oldu. Karşıdan bakıldığında geçinmesi kolay, yanında genellikle rahat edebildiğiniz bir kızdı,ama kolay biri demek mümkün değildi.
Ruhsal olarak yerinde duramamak gibi bir illeti, Hanry'nin kestiremediği bir huzursuzluğu vardı, ama onun aradığı kız olduğunu biliyordu. Onu koruyacaktı ;
Onunla evlenecekti.