Korku, utanç, çekingenlik… Bunlardan hiçbiri kalmamıştı. Kafalarının içinde dönüp duran sorular hükmünü kaybetmişti. Kendilerini, ruhlarında kopan fırtınaya bırakmışlardı. Aşk tam da böyle bir şey değil miydi? Geçici körlük, sağırlık ve şuur kaybı yaşattıran… Kuşlara, börtü böceğe, gökyüzündeki yıldızlara, yeryüzündeki yalnızlara, sokak lambalarına, duvarlara, cümle nebatata, insanlara başka gözle bakmaya neden olan… Tankların, topların hüküm sürdüğü bir dünyada sevgiye bir şans daha verebilende aşkın kendisi değil miydi? Özlenen tenin kokusunun, başka bedenlere karıştığını düşündüğünde insanı çıldırtan da aşk… Ve karşılık beklemeden, sadece sevmek için sevdiren de…
Dönem kitabı olmasına rağmen akıcı sade diliyle sıkmayan, karakterlerin duygularını okuyucuya geciren etkili bir anlatıma sahip. Bu değerli kitabımız; memleketi Van'dan İstanbul'a gelip eğitim gören çalışkan, kültürlü, hayat dolu, uzun kızıl saçları,yeşil gözleri ve zarifligiyle dönemin karşıt görüşlere sahip asker Firuz'un gönlünü kazanmış, papaz kızı Varşo'nun hayatını konu alıyor.Dönemin karışıklığı arasında; isyan,zulüm,açlık, hastalık,sürgünler'le geçen bir ömür ve hayatta kalmayı başaran Varşo ölmeyimi tercih ederdi acaba diye çok düşündüm okurken.En çok da Firuz'un aşkına olan sadakati beni çok etkiledi öyle ki bu coğrafya da böyle aşklar çok yaşandı.Ya hazin bir sonla yada acı bir tebessüm'le anıldı...
Varşo' nun hikayesini okurken çok etkileneceksiniz yoksa Zeynep mi demeliyim?.. ona siz karar verin...
Merhaba arkadaşlar bugün size Suat Koroğlu ‘nun kaleminden @fenikskitap dan yayınlanan #VARŞO kitabı ile geldim.
Yazarımızın kitaplarının tüm gelirleri patili dostlarımız için harcanıyor. Kitabından alıp sizlerde destekte bulunabilirsiniz
Kitap 1913 Türkiye’sinden bahsediyor bizlere gerçi 1913-2023 ben aslında bazı şeylerde çok fark göremedim çokta ilerleyememişiz sanırım bazı konuşarda maalesef
Varşo çok güzel,zeki ve dik başlı bir genç kız ailesini geride bırakıp İstanbul’a okumaya gelir halası ve eniştesiyle kalan Varşo ülkenin sorunlarından, salgın hastalıklardan, yoksul halkın durumuna çok üzülür.
Eniştesi ile gelen asker olan Firuz, Varşo’yu görür ve aşık olur. Varşo da emin olamasada etkilenir Firuz’dan.
Firuz evlenmek istediğini iletir ailesine Ermeni bir kız olan Varşo ile olması mesleğinide tehlikeye atacaktır ama o aşık olmuştu bir kere…
Varşo’nun Xıciç köyünde bıraktığı bir sevgilisi vardır birlikte büyüdükleri ilk aşkı o yüzden reddeder Firuz’u ve memleketine döner.
Annesinin hastalığı ağırlaşmıştır kızının evlendiğini torununu görmek ister. Evlenir Varşo birde kızı olur. Bir gün köyü asker ve siviller basar kampa bir adaya kapatılırlar. Firuz ile karşılaşan Varşo onun sayesinde babası, abisi ve kocası ile kaçarlar kamptan.
Gözleri önünde ailesi öldürülür kendiside ailesin katiliyle olmak zorunda bırakılır. Varşo’nun kaderi ölümlerle,ayrılıklarla doluydu. Tam her şeyi unutup bu yeni düzene alışmaya çalışırken yeni savaşlar,ölümler peşini bırakmaz.
Peki ya bu yaşananların bir sonu var mıydı?
Peki Varşo mutlu olabilecek mi?
Arkasında bıraktığı kızı Rakel’e kavuşabilecek mi?
Bazen kalbimizin kırılmasını göze almalıyız. Kimilerine göre kader er ya da geç bizi yolculuk yapmamız gereken insanla bir araya getirirdi.
#bookstagramtürkiye #bookstagramturkey