Bir hümanist olarak, ruhun soyluluğuğuna inanıyordu ya da daha doğrusu güveniyordu. Fakat ruhun soyluluğunu, demokrasi fikri ile bağdaştırmak mümkün değildir: demokrasiide yöneten, insan değil halktır ve halk ruha inanmamadığı gibi, soyluluğa da inanmaz.
Halkın inanacak başka değerleri vardır.