“Bu milyonlarca yıllık kadim dünyanın gidişi hep o eski gidiştir: Tahtına, tahtına, saadetine vâris olmak için insan insanı öldüregelmiştir; öldüregider. Tarihin her sahifesi ve karıncadan file kadar her mahlûk arasında devam eden hayat cidali bunu sana isbat eder.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“İnsanlar sevgili ölülerini ne kadar büyük ihtimam ile mermer mahfazalara saklasalar; zamanı dişlerinin kemirmektėn kurtaramazlar. Çünkü onun intikamı dişlerin giremeyeceği mahfuziyette bir yer yoktur.Çünkü bir Firavun cesediyle bir fare ölüsünün akıbetlerindeki müsavat zaman kâfiliği̇dir. Çünkü tabiat, bir vücutta verdiğini son zerresine kadar geri alan en müthiş bir mukrizdir.”
“Tabiat sahasındaki hayvanların inleri, kuşların yuvaları hep birbirine benzediği hâlde hayat tarzınca insanlar arasında görülen bu büyük ziynet ve sefalet farkı neden ileri geliyor? Asırlar arasında dereler gibi kanını döken beşer, aradığı tabii
adaleti hâlâ bulamadı. Umumi olamayan hazlar, refahlar büsbütün
yok olsun. Lanet, insanlar arasına yerden göğe kadar farklar, nifaklar koymaya çalışanlar …”
“En büyük felsefe, kitap seklinde neşrolunamayan hakikatlerdir. En küçük hayvanlardan insanlara kadar cinayetsiz hayat olamayacağı gibi yalansız da hiçbir içtimai heyet teşekkül edemez. En masumane görünen fiil ve hareketlerimizde birtakım cinayetler gizlidir. Umum insanlarca bunlar meşru görünür. Çünkü bunları işlemeden bir fert yaşayamaz. Meşru şekillere sokmak için bunların isimlerini değiştirmekle iktifa ederler. Görmüyor musun? Değil fertler, değil mahdut cemaatler, koca koca milletler bile cinayetsiz yaşayamıyorlar. Yalnız şu kadar var ki bu umumi kıtale muharebe namını vermekle meselenin kirini pasını silmiş oluyorlar.”