Redina

Öze Dönüş
"Özgürlüğün gerçekten ne olduğunu ve ona nasıl erişebileceğinizi anlayın. Özgürlük her istediğinizi yapma hakkı ya da becerisi değildir. Özgürlük sizin gücünüzün sınırlarını ve tanrısal iradenin koyduğu doğal sınırları anlamanızdan sonra gelir. Yaşamın sınırlarını ve kaçınılmazlığını kabullenerek, onlarla savaşmak yerine onlarla birlikte çalışarak özgür oluruz. Diğer yandan, eğer kontrol alanımız içinde olmayan şeylere karşı duyduğumuz geçici arzularımıza yenilirsek, özgürlüğümüzü kaybederiz."
Redina
"Eğer aradığınız şey özgürlük ise hiçbir şey arzu etmeyin ve başkalarına dayalı her şeyden uzak durun, yoksa her zaman yardım edilemez bir köle olarak kalırsınız."
Reklam
“"Hiçbir ruh, isteyerek hakikatten yoksun kalmaz," der Platon.Bu durum dürüstlük, ihtiyatlılık, iyi niyetlilik ve diğer erdemlerde de geçerlidir. Bunu hiç unutmazsan herkese karşı daha hoşgörülü olabilirsin.”
Redina
Yani ruh, hakikati gördüğü an ona koşar; hakikatten uzak kalması ancak bir "yanılgı" veya "görüş bulanıklığı" sonucudur.
Ziyadesiyle katılıyorum
Sultan Abdülhamid’in, Türkiye’nin hüküm süren en gayretli hükümdarlarından biri olduğu tartışmasız bir gerçektir. Batı’da bile basiret ve sabır bakımından onun eşini bulmak zordur. Ancak, eğer bir hükümdarın karakteri yönetim yeteneklerini felce uğratıyorsa, tüm bu avantajlar neye yarar?
Redina isimli okura yanıt verildi
Redina
Yani kısacası kıyafetler,mobilyalar ve süs eşyaları avrupai tarzda olabilir fakat ruh ve fikirler hala Asya özellikleri taşıyor.
Ziyadesiyle katılıyorum
Sultan Abdülhamid’in, Türkiye’nin hüküm süren en gayretli hükümdarlarından biri olduğu tartışmasız bir gerçektir. Batı’da bile basiret ve sabır bakımından onun eşini bulmak zordur. Ancak, eğer bir hükümdarın karakteri yönetim yeteneklerini felce uğratıyorsa, tüm bu avantajlar neye yarar?
Redina
Mevcut hükümdarın halkın eğitimi, entelektüel gelişimi ve ticarete gösterdiği ilgiyi önemli bulmaktadır. Önceki sultanlardan farklı olmasına rağmen, otoritesine en ufak bir darbe vurabilecek her türlü yenilikten kendisini korumaktadır.
Ahlak mı, Çaresizlik mi?
10/10
·232 syf.··
2025 35. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2025 03:08
Eser, paranın insan üzerindeki etkisi Edip Münir karakteri üzerinden çarpıcı bir şekilde anlatılır. Edip Münir, hikayenin başlarında fakir bir adamdır ve bu yoksulluğun içinde sosyalist düşüncelerle kendine bir kimlik kurmuştur. Eşitlikten, insanlıktan, adaletten söz eder. Paraya da mesafeli görünür; ama bu mesafe biraz da çaresizliğindendir. Çünkü elinde para yoktur. Fakat işler değişir. Para eline geçtiği anda, Edip Münir’in o çok savunduğu fikirler birer birer çökmeye başlar. Fakirliğin ne kadar “aşağılık” bir şey olduğunu söyleyen, eskiden kendisiyle aynı durumda olan insanları hor gören birine dönüşür. Yani aslında inandığı değerler, gerçekte hiç de derinlerde yerleşmiş değildir. Fakirken ahlak (?)ve adaletten bahseden Edip Münir, zengin olunca konforuna kimse dokunmasın diye eski fikirlerini bir kenara atar. Onun bu değişimi, zannımca Gürpınar’ın gözünde ideallerin çöküşüdür. Ve sonunda Edip Münir’in dünyaya bakışı şu noktaya gelir: “Ahlak, yalnızca güçlülerin uykusunu koruyan bir nöbetçi; felsefe ise sefaletin üstünü örten yaldızlı bir battaniyedir.” Yani ahlak da, düzen de, kanunlar da; her şey zenginlerin huzuru için var gibi durur. Geriye kalanlar ise sadece susmalı, itaat etmeli, sistemin çarkında ezilmeye devam etmelidir. Gürpınar bu anlatımıyla bize açıkça şunu sorar: “Gerçekten inandığımız şeyler mi var, yoksa sadece elimizdeki imkanlara göre konuşup sonra akışa göre ideolojik devrimler mi geçiyoruz ?”
Dünyanın Mihveri Kadın mı, Para mı?Hüseyin Rahmi Gürpınar · Türk Dil Kurumu Yayınları · 202184 okunma
Demet isimli okura yanıt verildi
Redina
Demet Çok teşekkür ederim, umarım sen de okurken en az benim kadar keyif alırsın🙃