Arminius Vambery

Arminius Vambery

Yazar
8.6/10
7 Kişi
·
14
Okunma
·
3
Beğeni
·
628
Gösterim
Adı:
Arminius Vambery
Unvan:
Macar asıllı bir müsteşrik ve türkolog, seyyah
Doğum:
Szerdahely/Avusturya-Macaristan, 19 Mart 1832
Ölüm:
Budapeşte/Macaristan, 15 Eylül 1913
Arminius Vámbéry veya Ármin Vámbéry (Macarca: Ármin Vámbéry, Almanca: Hermann Vámbéry) d. 12 veya 19 Mart 1832, Szerdahely/Avusturya-Macaristan İmparatorluğu (bugünkü Slovakya); öl. 15 Eylül 1913, Budapeşte/Macaristan (esas adı: Hermann Wamberger, Bamberger ya daVamberger), Macar asıllı bir müsteşrik ve türkolog, seyyah ve yüksek ihtimalle Büyük Britanya Krallığı emrinde bir casustu.

Vámbéry, fakir, dindar bir yahudi ailesinin oğlu olarak dünyaya geldi. Ayağı aksak doğan Vámbéry, on iki yaşından itibaren geçimi için çalışmak zorunda kalmıştı, önceleri terzi çırağı, sonraları özel öğretmen olarak. Bunun yanı sıra etnografya ve filoloji alanlarında araştırmalar yaptı. Vámbéry, Bratislava yakınındaki Svätý Jur manastırında piyaristlerineğitimini aldıktan sonra kendi kendini geliştirerek çok sayıda dilde yetkinlik kazandı. Önceleri Avrupa dillerine eğilen Vámbéry, daha sonra Arapça, Türkçe (Osmanlıca) ve Farsçadillerini dilleri iyi bir şekilde öğrendi.

Macar halkının Asya menşelerini bulmak arzusu içinde 22 yaşındayken İstanbul'a seyahat edip orada Asıf Bey ve daha sonra Rıfat Paşa'nın hizmetinde frenk lisanları muallimi (Avrupa dilleri hocası) olarak çalıştı. İstanbul'da bulunduğu 1857–1863 yılları arasında, farklı Türk ağız ve lehçelerini öğrenme fırsatını da buldu. Aynı zamanda Türk Tarihindenbazı eserlerin çevirilerini yaparak Almanca-Osmanlıca bir sözlük de yayınladı (bkz. eserleri).

Macar İlimler Akademisi'nin desteği ile, sünnî bir derviş kılığında 1861–64 yılları arasında o dönemde Batılılara neredeyse kapalı bir bölge sayılan Ermenistan, İran ve Türkistan'ı gezdi ve yolculuğundan coğrafya, etnografya ve filoloji alanlarında önemli bulgularla döndü. İngiltere Jeoloji Enstitüsü'nün hizmetinde ve Britanya Krallığının emrinde bir casus olarak Raşid Efendi müstear adıyla önce İstanbul'dan gemiyle Trabzon'a, oradan katır üstünde kervanlarla Tebriz ve İsfahan'a seyahat etti. Oradan gittiği Tahran'da bir süreOsmanlı elçiliğinde kaldıktan sonra Hazar Denizi'nin güneyinden Buhara, Semerkant ve Hive'ye gitti, arkasından Herat ve Tahran üzerinden Osmanlı Devletine döndü ve İstanbul üzerinden memleketi Macaristan'a geri gitti. Travels and Adventures in Central Asia adlı eseri 1864 yılında yayınlandığında, başta o dönemde bölgedeki hakimiyet için Rusya ile rekabet halinde olan İngiltere olmak üzere tüm Avrupa'da büyük ilgi gördü.

1864 yılının bahar aylarında geri döndükten sonra Londra'da büyük heyecanla karşılandı, daha sonra kendisine Budapeşte Üniversitesinde 1905 yılına kadar başkanlığını yaptığı Şark Dilleri kürsüsü verildi. Macar ile Fin dillerinin ortak kökene dayandığı Fin-Ugorsavına en sert bir şekilde karşı çıkanlardandı. Kendisine göre Macar dili sadece Ugor öğelere sahip bir Türk dilidir. Vámbéry'nin bu tezi günümüzde artık kabul görmemektedir. Çağdaş dilbilimcilerine göre Macarca, güçlü Türkçe etkilerine sahip köken itibarıyla Ugor bir dildir. Aralarında bazı romanların da bulunduğu eserlerini, İngilizce, Almanca ve Macarca olarak yayınladı. Osmanlıca yayınlanıp günümüz Türkçesine çevrilen eserleri de vardır. (bkz. eserleri). Ünlü şarkiyatçı Ignaz Goldziher Vámbéry'nin öğrencilerindendi.

Kaynak : Vikipedia
Bunların hayat biçimlerini tam olarak anlayabilmek için bir Kırgız kadınına hiçbir yerde yerleşmemelerinin nedenini sordum. Gülerek "Size, bizi, siz mollalar gibi sonsuza kadar aynı yerde birkaç gün oturmuş görme ihtimaliniz olmadığını kesinlikle söyleyebilirim. İnsan güneş, ay, yıldızlar, sular, her türden hayvanlar, kuşlar ve balıklar gibi hareketli yaratılmıştır. Dünyada hareket etmeyen yalnızca ölüler ve onların gömülü olduğu topraktır." dedi.
..bir Kırgız kadına, hiçbir yerde yerleşmemelerinin nedenini sordum. Gülerek, "Size, bizi, siz mollalar gibi sonsuza kadar aynı yerde birkaç gün oturmuş görme ihtimaliniz olmadığını kesinlikle söyleyebilirim. Insan güneş, ay, yıldızlar, sular, her türden hayvanlar, kuşlar ve balıklar gibi hareketli yaratılmıştır. Dünyada hareket etmeyen yalnızca ölüler ve onların gömülü olduğu topraktır." dedi.
Orta asya ve ortadoğu ya yapılan ve basılan tüm türkçe ingilizce seyehatnameleri okumaya calısıyorum...
beğendiğim seyehatnamelerden biridir...
tüm modern seyyahlara tavsiyem
Seyahatnamelere ve özellikle Asya ile ilgili olanlarına olan merakımdan dolayı okuduğum ve oldukça beğendiğim bir kitaptır.Bir yabancının gözünden Müslüman bir coğrafyayı inceleme fırsatı buluyorsunuz.O zamanda bir müslümana normal gelen ve o yüzden kimsenin kaleme almaya gerek duymadığı ayrıntıları yakalıyorsunuz. Bu bağlamda çok ilgi çekici bir kitaptı.Yazarın müslümanlar hakkındaki önyargısı ve Avrupalı kibri bazı yerlerde kendini oldukça belli etsede o zamanda gayrimüslimlerin gezmeye çok da cesaret edemeği bir yerde gezip izlenimlerini bugünlere aktarması takdire şayan.Ki bu çok da kolay olmuyor.Kendisi topal ve yolculuk çok uzun.Üstelik Macar asıllı olduğu halde Osmanlı vatandaşı bir derviş numarası yapmak ve inandırıcı olmak zorundaydı,ki zekası ve dil yeteneği sayesinde bunu başarıyor.Not tutmak özellikle Yasak Şehir Buhara'da nerede ise imkansızdı ve yazar notlarını sınırlı sayıdaki kağıtlarına yazıp bunları ceketinin astarı içine saklayarak muhafaza etmiş ve döndüğünde hatırladıklarını da ekleyerek neşredilmesini sağlamış.Kitapta o günlerden bugünlere nelerin değiştiğini ve Rus işgalinden önce son demlerini yaşayan Buhara'yı keşfediyorsunuz.Okunması oldukça faydalı bir kitap.
kitap bir münafıkın macaristanda dogumuna ordanda görevlendirilip(ingltere/macar lordları eliyle),istanbuldaki yaşamı ve himaye eden casus işbirlikcilerini(deşifre etmiyortam anlamıyla) ve oradanda ortaasyaya kadar olan gezi izlenimlerini aktarıyor kitabı okuduğunuzda zamanın insantiplerini ve islam çografyasında yaşayan insanların karakteristlik özelliklerini,ekonomisini ve kültürünü v.b... ilginç olan ise bunları gezi esnafında değilde sonrasında yazmış olması, zekanın(....) casus için tek silah olduğudur...casuslar bu çoğrafyada herzaman vardı ve varolmaya devamedecek...

Yazarın biyografisi

Adı:
Arminius Vambery
Unvan:
Macar asıllı bir müsteşrik ve türkolog, seyyah
Doğum:
Szerdahely/Avusturya-Macaristan, 19 Mart 1832
Ölüm:
Budapeşte/Macaristan, 15 Eylül 1913
Arminius Vámbéry veya Ármin Vámbéry (Macarca: Ármin Vámbéry, Almanca: Hermann Vámbéry) d. 12 veya 19 Mart 1832, Szerdahely/Avusturya-Macaristan İmparatorluğu (bugünkü Slovakya); öl. 15 Eylül 1913, Budapeşte/Macaristan (esas adı: Hermann Wamberger, Bamberger ya daVamberger), Macar asıllı bir müsteşrik ve türkolog, seyyah ve yüksek ihtimalle Büyük Britanya Krallığı emrinde bir casustu.

Vámbéry, fakir, dindar bir yahudi ailesinin oğlu olarak dünyaya geldi. Ayağı aksak doğan Vámbéry, on iki yaşından itibaren geçimi için çalışmak zorunda kalmıştı, önceleri terzi çırağı, sonraları özel öğretmen olarak. Bunun yanı sıra etnografya ve filoloji alanlarında araştırmalar yaptı. Vámbéry, Bratislava yakınındaki Svätý Jur manastırında piyaristlerineğitimini aldıktan sonra kendi kendini geliştirerek çok sayıda dilde yetkinlik kazandı. Önceleri Avrupa dillerine eğilen Vámbéry, daha sonra Arapça, Türkçe (Osmanlıca) ve Farsçadillerini dilleri iyi bir şekilde öğrendi.

Macar halkının Asya menşelerini bulmak arzusu içinde 22 yaşındayken İstanbul'a seyahat edip orada Asıf Bey ve daha sonra Rıfat Paşa'nın hizmetinde frenk lisanları muallimi (Avrupa dilleri hocası) olarak çalıştı. İstanbul'da bulunduğu 1857–1863 yılları arasında, farklı Türk ağız ve lehçelerini öğrenme fırsatını da buldu. Aynı zamanda Türk Tarihindenbazı eserlerin çevirilerini yaparak Almanca-Osmanlıca bir sözlük de yayınladı (bkz. eserleri).

Macar İlimler Akademisi'nin desteği ile, sünnî bir derviş kılığında 1861–64 yılları arasında o dönemde Batılılara neredeyse kapalı bir bölge sayılan Ermenistan, İran ve Türkistan'ı gezdi ve yolculuğundan coğrafya, etnografya ve filoloji alanlarında önemli bulgularla döndü. İngiltere Jeoloji Enstitüsü'nün hizmetinde ve Britanya Krallığının emrinde bir casus olarak Raşid Efendi müstear adıyla önce İstanbul'dan gemiyle Trabzon'a, oradan katır üstünde kervanlarla Tebriz ve İsfahan'a seyahat etti. Oradan gittiği Tahran'da bir süreOsmanlı elçiliğinde kaldıktan sonra Hazar Denizi'nin güneyinden Buhara, Semerkant ve Hive'ye gitti, arkasından Herat ve Tahran üzerinden Osmanlı Devletine döndü ve İstanbul üzerinden memleketi Macaristan'a geri gitti. Travels and Adventures in Central Asia adlı eseri 1864 yılında yayınlandığında, başta o dönemde bölgedeki hakimiyet için Rusya ile rekabet halinde olan İngiltere olmak üzere tüm Avrupa'da büyük ilgi gördü.

1864 yılının bahar aylarında geri döndükten sonra Londra'da büyük heyecanla karşılandı, daha sonra kendisine Budapeşte Üniversitesinde 1905 yılına kadar başkanlığını yaptığı Şark Dilleri kürsüsü verildi. Macar ile Fin dillerinin ortak kökene dayandığı Fin-Ugorsavına en sert bir şekilde karşı çıkanlardandı. Kendisine göre Macar dili sadece Ugor öğelere sahip bir Türk dilidir. Vámbéry'nin bu tezi günümüzde artık kabul görmemektedir. Çağdaş dilbilimcilerine göre Macarca, güçlü Türkçe etkilerine sahip köken itibarıyla Ugor bir dildir. Aralarında bazı romanların da bulunduğu eserlerini, İngilizce, Almanca ve Macarca olarak yayınladı. Osmanlıca yayınlanıp günümüz Türkçesine çevrilen eserleri de vardır. (bkz. eserleri). Ünlü şarkiyatçı Ignaz Goldziher Vámbéry'nin öğrencilerindendi.

Kaynak : Vikipedia

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 14 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 18 okur okuyacak.