Birgivî’nin en tanınmış eserlerinden olan Vasiyetnâme, genelde iman esaslarını, ibadet ve ahlâk konularını içerir.
Birgivî diğer eserlerinde olduğu gibi Vasiyetnâme’de de kelâm, fıkıh ve ahlâk kitaplarında geniş biçimde yer alan konuları başarıyla özetlemiş ve eserini herkesin anlayabileceği bir dille kaleme almıştır.
Vasiyetnâme halkın beğenisini kazanan ve çok okunan eserlerden biridir. Bu sebeple Anadolu sahasındaki Türkçe ilmihal kitapları arasında çok yaygın olan Mızraklı İlmihal’e de öncülük etmiştir.
Eser ilmihal bilgilerini öğrenmeleri için çocuklara ezberletilmiş, ezberlenmesini kolaylaştırmak amacıyla manzum hale getirilmiştir.
Osmanlı döneminde Vasiyetnâme üzerine onu aşkın Türkçe şerh ve ta‘lîkāt yazılmıştır.
Ben Konevî ve Kadızade şerhlerini aynı anda karşılaştırmalı olarak okudum.
Her iki nüshada şerh edenlerin getirdiği örnekler ve açıklamalarla farklı iki kitaba dönüşmüş ve sanki kitabı tekrar yazmışlar gibiydi.
Asıl şerhsiz yalın metni okumak isterdim.
Orjinal metin, zaman içinde çağın düşünürleri tarafından tekrar tekrar ele alındığında artık "Birgivi"nin eseri olmaktan çıkıyor sanırım.
Çocuklar için manzum hale getirilecek kadar açık ve anlaşılır bir metin ,anlaşılmıyor diye mi şerh ediliyor,yoksa şerh edenin aklına uymuyor "bakın ben olsam böyle söylerdim" demek için mi? Müellif yapılan şerhleri okusa ne düşünürdü acaba.