Hayatın bize oynadığı en acımasız oyun sanırım bu, nerden bakarsak bakalım her tarafından acı veriyor. İnsan acıya katlandıkça büyürmüş, sabrettikçe öğrenirmiş bazı şeyleri sahiden de öyle mi? Yaşadıkça, gördükçe, sabrettikçe, katlandıkça mı öğreniyoruz ya da büyüyoruz. Yaşadığım şeyler katlandığım onca acı ne kadar büyüttü beni peki ölümler, aldatmalar, yalanlar. Peki beklemediğimiz anda gerçekleşen onca şey nasıl oluyor bu ya da neden böyle, istemiyoruz ama yaşamak zorundayız. Kaybetmek zorundayız, görememek, özlemek zorundayız. Yaşadığımız her şeye sabretmek gerekiyor. Çünkü sabır insanın dayanabileceği tek dayanak, tek sığınak, tek kaçtığı yer. Söyleyebilecek söz de yok yazacak kelime de yok, hayat çok acımasız. Ve biz bu acımasızlığın içinde kaybolup gidiyoruz.