Özel mülkiyet gerçek Bireyselliği ezmiş, yerine sahte bir Bireyselliği dikmiştir. Toplumun bir kesimini aç bırakarak Birey olmalarını engellemiştir. Toplumun diğer kesimini ise yanlış yola sokarak ve önlerine engeller koyarak Birey olmaktan alıkoymuştur.
Çünkü özel mülkiyetin tanınması, gerçekte insanla onun sahip olduklarını birbirine karıştırarak Bireyselliğe zarar vermiş, onu gölgelemiştir... Hedefi gelişme değil, kazanç olmuştur. Öyle ki insanoğlu önemli olanın varolmak değil, sahip olmak olduğunu düşünmüştür. İnsanoğlunun gerçek kusursuzluğu sahip olduklarında değil, insan olarak ne olduğunda yatar.
Sosyalizmin tesisinden elde edilecek belli başlı kazanç, hiç şüphesiz, bunun bizleri o pek sıkıcı şeyden, başkaları için yaşama zorunluluğundan kurtarması olacaktır...
Mutluluğunuzu engelleyen bir şey yoktur. Dış etkenler nedensel değildir. Bunlar tepkidir, etki değil. Düşünceniz etkidir ve yeni bir etki yeni bir tepki yaratır. Mutluluğu seçin. En mutlu insan, içindeki en iyi şeyleri dışarı çıkaran kişidir.