Bana okumayı sevdiren ilk kitaptı. Sanırım 12 yaşındaydım. İlk satırları okumaya başladıktan sonra, serinin diğer kitaplarını almadan duramadım. O zamanlar, yani o satırları okurken her şey çok destansı gelir, hayal dünyasındaymışım gibi hissederdim.
Tabii ki insan yaş aldıkça ve dünya üzerinde geçirdiği zaman o denli arttıkça, bunun pek de öyle olmadığını anlıyor. Aslında, Serra da birçok sorunun bir üstesinden gelir, kimi zaman yalnız da kalırdı gayet tabii fakat şu an anlıyoruz ki “hayat” denilen gerçeklik çok daha farklı…
Her yönüyle de, bu serinin, Serra’nın bendeki yeri paha biçilemez… Her şeyden öte, bu satırları yazarken ve 12 değerli kitabı geride bıraktığımı görürken, yaş almanın, büyümenin daha net farkına varıyorum…