Bunların tümü aldatmacadır: hayal kırıklığı denince en azı istemek, ortalamayı tutturmak veya en fazlasını istemek.
Birincisinde kişi, onu elde etmeyi kolaylaştırmak isteyerek İyi’yi, ona uygun olmayan bir savaş ortamı hazırlayarak da Kötü'yü kandırır. İkincisinde İyi’yi dünyevi koşullarda bile ona erişmek için çaba göstermeyerek kandırır. Üçüncüsünde ondan olabildiğince uzaklaştığı için İyi’yi sonuna dek artırması sayesinde güçsüz bırakacağını umduğu için Kötü'yü kandırır kişi. Burada ikinci durum daha tercih edilir gibi, çünkü İyi her seçenekte kandırılıyor. Bu durumda en azından, görünüşe göre, Kötü kandırılmaz.
Kendime hâkim olmak için çaba göstermiyorum. Kendine hâkim olmak; düşünsel varlığımdan yayılan sayısız ifadeye, rastgele seçilmiş bir noktadan etki etmeyi istemek anlamına gelir. Kendimi böyle dairelerle çevrelemem gerekiyorsa o zaman bunu hiç eyleme geçmeden, yalnızca o muazzam yapıya hayran kalarak yapmam daha doğru olur. Sonra da sadece bu manzaranın bana kazandırdığı kuvveti saklarım kendime.