Sesin cılızlığı hem yürek parçalayıcı hem de ürkütücüydü. Hapiste kalmanın ve zor koşulların bir miktar payı olsa da, bu cılızlık salt fiziksel zayıflıktan kaynaklanmıyordu. Sesin insanın yüreğini parçalayan yanı, uzun süreli bir yalnızlık ve terk edilmişlikten kaynaklanıyor olmasıydı.
Adamcağız o kadar uzun süre kilit altında yaşadı ki, kapıyı açık bırakırsak kimbilir neler yapar ; korkabilir, çıldırabilir, kendini parçalayabilir hatta ölebilir.