O yerde parmakların bulutlara dokunsun
O yerde fırtınalar fısıldasın türkümü
Adımı birdenbire okusun çağlayanlar
Âh çekince, o yeri yakacak ağlayanlar
Farklıdır ötelerden bakışı bir tavşanın
Farklıdır böceklerin yörüngesinde âlem
Yazmalı, biliyorum, gittiğin ânı kalem
Hangi deprem ejderin fermanıdır, yazmalı
Kirpiklerinden isyan yağmurları sızmalı
Gittiğin ân, burcunda dâre çekildi şiir
Yanına bu sevdayı al bile diyemedim
Sana son baharımda kal bile diyemedim
Say ki; bir avuç hüzün tohumudur gözlerim
Say ki, çam kokusudur bakışlarım her akşam
Uğursuz pelerinler vurulur evreninde
Say ki, destur isteyen haramidir geceler
Uyurken rüya görür bir cellâdın teninde
Sıram gelir, hasretin çerâğını yakarım
Sıram gelir, tutkular zindanını yıkarım
Yanılgı düğüm düğüm tıkanır boğazına
İyi ki, efkârımı bulaştırdın nazına
Bıraktığın mendilde unutuldu sûretim
İçimden bu azâbı al bile diyemedim
Sana son baharımda kal bile diyemedim
Sen benimle gökleri paylaşabilir misin
Hani salkım saçaktır bulutlarda sevgiler
Hani bir turna gibi üryan olunca yürek
Bahçesinde umuda kanatlanır serviler
Sen benimle yağmurun nefesini
Sen benimle tomurcuğun sesini
Bir hülyanın dalgın avuçlarında
Gölgesini arayan bir kuşun kafesini
Paylaşabilir misin