Dîn-i Mübîn-i İslâm'ın hükümlerinden,kadının mesul olduğu bir tek hükmü bile eşine öğretmeyen veya onu öğrenmekten engelleyen bir koca onun günahına ortak olur.Nitekim bir hadîs-i şerifte Rasûlüllah (sas) şöyle buyurmuştur:
وُرِيَ عَنِ ألنَّبِيِّ صَلَّي اللَّهُ تَعَا لي عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:《أشَدُّ النَّا سِ
عَذَابًا يَوْ مَ الْقِيَا مَةِ مَنْ أجْهَلَ أهْلَهُ.》
'Kıyamet gününde insanların azap cihetinden en şiddetli olanı,ehlini (eşini ve çoluk çocuğunu) cahil bırakandır.'
"Rûhu'l-beyân" sahibi İsmâ'îl Hakkî Bursevî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri'nin beyanı vechile;"Mürşideü'l-mütteehhilîn" isimli eserde Kutbüddîn İznîkî (rahmetullah) şöyle demiştir:
°Bir koca,eşine evvelâ Ehl-i sünnet îtikadını telkin edip (aşılayıp) onu bidat ehlinin inançlarından kurtardıktan sonra,ilk iş olarak ona farzlarını yerine getireceği kadar temizlik,hayız ve namaz hükümlerini öğretmelidir.
Kendisi bilmiyorsa sorup öğrenerek,aldığı cevapları hanımına nakletmelidir.
Kocası bu vazifeyi yerine getirmeyen bir kadının,bu hükümleri öğrenmek için mutlaka evden çıkarak ilmihâl öğrenmeye gitmesi lâzımdır ve bu hususta kocasının izni ve rızası şart değildir.Ancak,kocası tarafından kendisine ilmihâl öğretilmiş bir kadının,kocasının rızası olmadan ilmihâl dışındaki ilimlerden birini veya zikir meclisine gitmesi câiz değildir.
İşte Rasûlüllah (sas):
طَلَبُ الْعِلْمِ فَرِ يضَةٌ عَلي كُلِّ مُسْلِمٍ وَ مُسْلِمَةٍ.
"İlim tahsîli her müslüman erkek ve her müslüman kadın üzerine farzdır"buyurmuştur.