Ve gözlerin, dudakların söylemekten, anlatmaktan o kadar titredikleri kalpten taşıp gelen şeyleri anlatmak için musiki kendilerine yardım ediyor, sanki ruhları için bir buluşma aracı oluyordu.
Önceleri onu düşünmekten, saatlerce dalgın kalarak, bütün saatlerini ona hasretiği hâlde bıkmayarak, zamanı yeterli bulamayarak, düşünmek için, onun bakışlarını, sözlerini, tavırlarını, kokularını hatırlayıp bir eldiveni koklamak için mutlu olarak sabahlara kadar uyumazken, şimdi artık bu mutluluk hasta yersiz korku ve kuruntularla kaçmış, humma ateşlerinde sabahlara kadar çırpınarak zor yaşamaya başlamıştı.
Bu büsbütün başka bir aşktı. Onu ele geçmeyecek, sahip olunamayacak, bunun için de başka hiçbir kadında bulunamayacak şeyler için, güzel kokusu, bakışı, gülüşü için seviyordu ve bu güzel kokulu bağrın nefesiymiş kadar canlı bakışı o kadar temiz, gülümseyişi o derece masumdu ki bu suskun ve saygılı tapınmaktan bunlara karşı kalbinde oluşan tapınmaktan kendini alıkoymak, razı olunacak bir fedakarlık değildi. Onun için, bu bir bakış için yaşamlar verilecek temiz ve mutlu bir ruh özleyişi oldu, ona o kadar serbest bir akış verdi.