Saatin sesi yankılanır boş zihinde
İki ayak bir bedene sığmış kalpte
Sormazlar mağrur gözlerdeki sebepte
Ne hazanlar geçti bu boş benlikte
Şimdi sitemim sana
Düşünebilen her insana
Ağladığım kağıtlara
Görebildiniz mi yoksa
Ben ki bu kaleme hayat veren mücrim
Tanırız seni derler
Köşelerde titreyerek yazılanı bilmezler
Kağıtlara dökülen kanları bilmezler
Şimdi yanınayız diyenler
Gelsin toplasın dağılan uzuvları
Acımasız oldu dimi söylenenler
Söyle! Yazılan mı, yaşanan mı acıttı
Bilmezsin ki yaşananı
Seni yazılanlar ağlattı
Yazar=Reyhan Koç
Fotoğraf=Reyhan Koç
Gecenin ürkünçlüğünden bir çiğ tanesi raptoldu kirpiğimin ucuna
Saklanacak yerim kalmadı
Tek ayağımla bile duramıyorum küçücük dünyamda
Çığlık atsam duyamayacak uzaklıktaki insanlar yanındayız demişlerdi oysa
Çığlığı attım ama bir şeyi unutmuştum
Benim sesimi bir tek ben duyabilirdim
Kendimle saklambaç oynarken ebelendim
Bugün bir çocuğun çamurda zıplayışını kaydettim sonra küçüklüğümü hatırladım. Ne zarif ne narin bir çocuktu Reyhan. Mağrur olan ben değil anılar aslında. Hazana bir yaprak bırakıyorum şimdi, kendisi düşmedi o yaprak, koparıldı...