"...Bu dünyada artık yapacak bir şeyi kalmamış bir insan olarak, benim söyleyecek neyim olabilir ki! Bu bozulmuş ve boşalmış beyinde yazmaya değer ne bulacaktım ki?"
"...İdam hükmünün okunmasına kadar, soluk aldığımı, hareket ettiğimi, öteki insanlarla aynı ortam içinde yaşadığımı hissedebiliyordum; oysa şimdi, onlarla benim aramda bir duvar vardı. Şimdi artık hiçbir şey, eski canlılığında, eski hâliyle görünmüyordu bana..."
"Bir zamanlar, böyle diyorum, çünkü bana öyle geliyor ki sanki haftalar değil de yıllar önce, ben de herkes gibi bir insandım. Her günün, her saatin, her dakikanın kendine özgü bir anlamı vardı. Genç ve zengindi ruhum, düşlemlerle doluydu..."