"Bugün olmazsa yarın gelecek; ne yapar eder, bulur! Şu temiz kalplerin romantikliğine lanet olsun! O kirlenmiş, hassas ruhlar'ın iğrençliği, ahmaklığı, darlığı yok mu! Halbuki anlaşılmayacak nesi var nesi?.."
Kendimi hiçbir zaman ikinci derece bir rolde göremiyordum. Gerçek hayatta en sonsuz kademeye isyansız katlanabilmem bu yüzdendi. Ya kahraman ya da çamurdan; ikisinin ortası yoktu. Beni mahveden buydu zaten.
Bazı geceler saat üçe doğru uyanıp bir sinir buhranı içinde kendi kendimi sıkıştırıyordum: "Ne diye her defasında ille yol veriyorsun? Neden o değil de hep sen? Bunun yazılı kuralı mı var? Her şey terbiyeli insanların karşılaştıklarında yaptıkları gibi olmalı: Bir adım o, bir adım sen çekilerek birbirinize karşılıklı saygı göstermelisiniz."