"Sahip olmak - Yapmak - Olmak sana hakim olan bir değerler dizilimi; çürümüş bir insanlığın efsanevi değerlerinin tam bir özeti ve başına gelen tüm felaketlerin ve dertlerin kaynağıdır."
"Bu, milyonlarca insanın ortak zihniyetidir" dedi. "Bunu tersine çevirmen gerekiyor! Yeni insanlığın değerler dizilimi; Olmak-Yapmak-Sahip olmaktır. Ne denli çoksan, o denli çok yaparsın ve o denli çok şeye sahip olursun. Sahip olmak ve olmak, varoluşun farklı düzlemlerinde bulunan aynı şeylerdir."
Dış dünya senin psikolojinin maddeleşmiş halidir.
Yaşamında önüne çıkan her soruna, her zorluğa önceden onay veren sensin.
Bir gün kendini tanımaya başladığında, dünyanın neden bu halde olduğunu anlayacaksın.
Özgürlüğün peşinden koş, bu sefil insan kalabalığından uzaklaş!...
Hissetmeyi yeni biçimiyle hayata geçir. İçindeki sonsuzluğu ele geçir, böylece galaksiler kum taneleri haline gelecektir... Vizyonunu genişlettiğinde dünyanın küçüldüğünü göreceksin... Vizyon ve gerçeklik bir ve özdeştir. Bütünlüğü ara. Başkalarına aşılmaz görünen sıradağlar senin gözünde küçük tümsek yığınlarından farksız olacaktır.
Dreamer,
"Dünyayı her an sen yaratıyorsun!" diye sözlerini sürdürdü.
Narcissos’un kendi yansımasını gördügü su birikintisi dış dünyadır. Onun gerçek olduğuna inanmak, onu ne pahasına olursa olsun benimsemek, kişinin kendi gölgesine bağımlı olması anlamına gelir. Böylece kendi ellerinle yarattığın şey seni nefessiz bıraktığı sürece, sen yaratanken yaratılan, düşleyenken düşlenen ve efendiyken köle haline geleceksin.