Hangi umut çiçeğidir bilmem, ellerin
Uzanır da gönlüme Rüveyda
Derinden bir ok saplanır bağrıma
Beynimi çağıran bir sese doğru
Alaca bir at koşar içimde
Zamansız, mekânsız nefese doğru
Sönmez bir ışık, baktığımız yerde o var,
Sellerce coşup aktığımız yerde o var,
Her menzile varmıştı o, bizden önce;
Gördük; yine her çıktığımız yerde o var!