O dünyevî arzularını elde etme düşüncesinde şen, nefsî düşkünlüklerinin sarhoşluğunda, hemen elde edilebilecek olan dünyevî menfaatleri istemesinde ise anlaşılmazdır. Uzak bir yerden Allah'a ve âhiret yurduna çağırılır; onu iyiliğine çağıran sesin gösterdiği istikamette gitmez, aksine her âsi şeytanın peşinden koşar. Dünyalık menfaatler nedeniyle öfkelenir ve hoşnut olur. Nefsî düşkünlükler, onu bâtıl dışında her şeye karşı sağır yapmıştır; bâtılın sesinden başka bir ses duymaz.
İkinci kalp bunun zıttıdır. Bu, kendisinde hayat belirtileri olmayan ölmüş kalptir. Bu kalp Rabbini tanımaz, O'na ibadet etmez, O'nun sevdiği ve hoşlandığı davranışlarda bulunmaz. Aksine Rabbini öfkelendirecek olsa bile, zevk ve tutkularını gerçekleştirmeye çalışır. Hoşlandığı ve arzu ettiği bir şeyi yaptığında, bu davranışının, Rabbinin hoşnutluğuna mı yoksa öfkesine mi neden olduğuna aldırmaz.
Bu kalp, sevme, korkma, hoşnut etme, öfkelendirme, ululama ve boyun eğme bakımlarından Allah'tan başkasına ibadet etmektedir. Sevdiğinde nefsanî zevk ve arzularından dolayı sever. Nefret ettiğinde yine nefsanî zevk ve arzularından dolayı nefret eder. Verdiğinde de vermeyip tuttuğunda da aynı şekilde nefsinin istek ve arzularından dolayı bunları yapar.
Sağlıklı kalp, kıyamet günü sahibini kurtaran selim kalptir. Allah onu şöyle haber vermiştir: "O gün, ne mal fayda verir ne de evlât. Ancak Allah'a selim kalp ile gelenler (o günde fayda bulur)."
Selim; hasta ve sakat olmayan, sağlam, ayıpsız ve kusursuz demektir.
Selim kalp, Allah'ın buyruklarına ve yasaklarına aykırı her tür istek, ihtiras ve tutkudan, onun bildirdikleriyle çelişen her tür kuruntu ve şüpheden selamette olan, kurtulmuş kalptir.
Allah'tan başkasına kulluk etmekten ve anlaşmazlıklarında O'nun Peygamber'inden başkasını hakem tayin etmekten uzak ve güvende olan kalptir. Allah ile beraber başkasını da sevmekten, o başkasından korkmaktan, ümit etmekten, ona güvenip dayanmaktan, yönelmekten, boyun eğmekten, her hâl ve harekette onun hoşnutluğunu aramaktan ve onun öfkesine neden olacak her şeyden uzak durmaktan kurtulmuş olan kalptir.
Selim kalp, içinde hiçbir şekilde şirk barındırmayan; aksine isteme, sevme, güvenip dayanma, yönelme, korkma ve ümit etme bakımlarından kulluğunu Allah'a hâlis kılmış olan kalptir.
Ebû Hüreyre (r.a.) de kalp hakkında şu açıklamayı yapmıştır: "Kalp hükümdar, organlar onun askerleridir. Hükümdar iyi olursa, ordusu da iyi olur; kötü olursa ordusu da kötü olur."
Peygamber (s.a.v.): "Dikkat edin! Bedende bir et parçası vardır; o iyi olduğunda bütün beden iyi olur, o kötü olduğunda bütün beden kötü olur. Dikkat edin! Bu et parçası kalptir."buyurmuştur.